| |

Artificial Intelligence in Higher Education: A Bibliometric and Science-Mapping Analysis from an Institutional and Management Perspective

Bu çalışma, yükseköğretimde yapay zekâ araştırmalarını kurumsal ve yönetim perspektifinden inceleyen kapsamlı bir bibliyometrik ve bilim haritalama analizidir. Web of Science ve Scopus veritabanlarından elde edilen 52.270 makale ve derleme, 1959–2025 yılları arasındaki gelişmeleri ortaya koymaktadır. Bulgular, 1991–2017 arasında durağan bir dönem, 2018–2023 arasında düzenli büyüme ve 2024 sonrası üretken yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla patlama yaşandığını göstermektedir. Çin yayın hacminde önde gelirken, ABD atıf etkisinde liderdir; Fransa gibi ülkeler az sayıda fakat yüksek etki değerine sahip çalışmalarla entelektüel merkezler oluşturmuştur. Tematik analizler, öğretim teknolojilerinden veri odaklı çalışmalara doğru bir kayma olduğunu ortaya koymaktadır. Neo‑kurumsalcı teori çerçevesinde, yapay zekâ benimsemesi teknik uyumun ötesinde meşruiyet arayışı ve örgütsel dönüşüm süreci olarak değerlendirilmiştir. Çalışma, yapay zekânın yükseköğretimde stratejik yönetim ve yönetişim boyutlarını vurgulamaktadır.

How to Cite This Article:
Taştan, Kürşat and Taştan, Nalan Sabır (2025) “Artificial Intelligence in Higher Education: A Bibliometric
and Science-Mapping Analysis from an Institutional and Management Perspective,” Khazar Journal of
Humanities and Social Sciences: Vol. 28: Iss. 4, Article 3.
Available at: https://kjhss.khazar.org/journal/vol28/iss4/3

Similar Posts

  • | |

    Örgütleri Anlamak: Düşünce, Kuram, Bağlam Çerçevesi̇

    Örgüt kuramı, örgütsel dinamiklerin karmaşıklığını ve bunların çeşitli sektörler üzerindeki etkilerini anlamak için kritik bir çerçevedir. Örgütler küreselleşmenin, teknolojik gelişmelerin ve değişen toplumsal beklentilerin yarattığı zorluklarla giderek daha fazla mücadele ettikçe, örgüt kuramının önemi de artmaktadır. Bu teorik çerçeve yalnızca örgütlerin yapısal ve davranışsal yönlerine ilişkin içgörüler sağlamakla kalmaz, aynı zamanda örgütlerin çevrelerine ve içinde…

  • | | |

    NÖROPLASTİSİTE’NİN ETKİLERİ ÜZERİNE BİR EĞİTİM PROGRAMI ve YENİ BİR TEKNİK ÖNERİSİ: SÜPÜRME TEKNİĞİ

    Nöroplastisite, insan beynindeki nöronların ve bunlar arasındaki bağlantı noktaları olan sinapsların uyaranlara bağlı olarak oluşturdukları işlevsel ve yapısal değişiklikler olarak tanımlanmaktadır.
    Çalışmada, nöroplastisite ile ilgili insanların farkındalıklarını artırmak ve nöroplastik gelişimlere
    bağlı olarak yaşam doyumlarının artmasını sağlamak için ve bu artışların örgüt psikolojisine ve
    hayatın diğer alanlarına etkilerinin tespit edilmesi için Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Eğitim
    Programı (NFGEP) oluşturulmuş ve uygulanmıştır.
    Eğitim programı sayesinde bireyler öncelikle vücut yapılarının ve beyinlerinin nasıl çalıştığını
    öğrenmekte, örgüt psikolojisi, nöroplastisite, öğrenme ve hafıza teknikleri, bilinç/bilinçaltı ve bilinçaltı çalışmaları hakkında aldıkları bilgiler sonrasında eğitim programını uygulayabilecek seviyeye
    ulaşmaktadırlar. Eğitim programında, bireyler öncelikle bu teknik bilgilerle donatıldıktan sonra,
    Süpürme Tekniği, Hayatın Programlanması, Beynin Programlanması aşamalarını gerçekleştirerek
    eğitim programının amacına yani bilinçaltındaki olumsuz kayıtların etkisini nötrleme, kendisiyle
    barışma, programlanmış ve sağlıklı bir hayat yaşama şeklini benimsemiş bireyler olma amacına
    ulaşmaktadır.
    Süpürme Tekniği, yazar tarafından, insanların içinden çıkılamaz ya da tedavisi çok güç hale gelen
    psikolojik rahatsızlıklarla boğuşur hale gelmeden, fizyolojik olarak bedenlerinin, beyinlerinin farkına
    varmaları ve onlardan ne istendiğini bilerek ve bu isteklere cevap vererek hayatlarını sürdürmeyi
    öğrenmelerini sağlamak için bilinçaltını temizlemeyi sağlayan birçok yöntemden yararlanılarak
    oluşturulmuştur.
    Çalışmada, nöroplastisite farkındalık ve gelişimi doğrultusunda yaklaşık %125 oranında artış
    sağlandığı ve bu gelişimin son testten iki ay sonra yapılan izleme testinde de devam ettiği tespit
    edilmiştir. Ayrıca Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Ölçeğinden (NFGÖ) alınan puan arttıkça,
    yaşam doyumlarının da artmakta olduğu ve yaşam doyumlarındaki artışın %100 den fazla olduğu
    tespit edilmiştir. Uygulanan bu eğitim programı ile bireylerin daha verimli, daha mutlu, daha huzurlu
    ve daha sağlıklı hayatlara ulaştıkları gözlemlenmiştir

  • | | |

    UZAKTAN ÇALIŞMA ÖRGÜTLENMESİ

    Küresel Covid-19 pandemisi, neredeyse tüm örgütlerin hızlı ve
    beklenmedik bir şekilde uzaktan çalışmaya yönelmesine neden olmuştur.
    Gelecek yıllarda da örgütlerin pandemi öncesi temel seviyelerine göre
    uzaktan çalışmada bir artış yaşayacağı ve uzaktan çalışmayı yönetmenin ve
    örgütlemenin örgütlerin karşılaşacağı en büyük zorluklardan olacağı tahmin
    edilmektedir. Bu yeni durum karşısında, örgütler, “Tamamen Uzaktan”,
    “Kısmen Uzaktan” ve “Hibrit Uzaktan” çalışma modellerinden kendileri için
    uygun olan çalışma modelini belirleyerek uzaktan çalışmayı nasıl
    örgütleyeceklerine karar vermeli, iletişim/ekip stratejilerini belirlemeli ve
    uzaktan çalışmanın örgütlenmesinde hangi politika ve uygulamaların gözden
    geçirilmesi gerektiğini ele almalıdır. Bilinçli olarak kendilerini uzaktan
    çalışmaya hazırlayan örgütler, kendilerine uygun geliştirilmiş politikalar ve
    yönetim uygulamaları ile rekabet avantajı sağlayabileceklerdir. Uzaktan
    çalışmanın örgütlenmesinde; çalışan hakları, iş yükü ve performans
    standartları, yasal koruma durumu, sağlık ve güvenlik, eğitime erişim, vb.
    bütün konularda ofiste çalışma ile aynı yükümlülüklerin geçerli olduğu
    unutulmamalıdır.

  • |

    YÖNETİMDE YAPAY ZEKANIN GELECEĞİ

    İnsanların dünyayı nasıl algıladığını ve ona nasıl tepki verdiğini taklit ederek insan yeteneklerini
    geliştirmek ve katkı sağlamak amacını güden yapay zekanın işletmelerde kullanımının giderek
    yaygınlaşmaya başladığı günümüzde, yöneticilerin yapay zekanın gelişimine katkı sağlaması yapay
    zekanın geleceği ile ilgili oldukça önemli bir konu haline gelmiştir. Şirketlerin yapay zekayı genellikle
    bilgi teknolojileri alanında kullandıkları göz önüne alındığında, tüm süreçlere hakim etkin iş
    liderlerinin yapay zeka konusunda eğitimli olmaları, yapay zeka uygulamalarını tüm işlere yaymak ve
    yapay zeka ekosistemini kurmak için gayret göstermeleri ve yapay zekanın uygulanmasına ve
    geliştirilmesine liderlik etmeleri gerekmektedir. Çalışmada, yönetim bilimi çerçevesinde işletmelerde
    yapay zekanın uygulama alanları, yöneticilerin sorumlulukları ve yapılması gerekenler hakkında
    kavramsal bilgi sağlanmakta ve farkındalık oluşturulmaya çalışılmaktadır.

  • | | |

    Yeni Kurumsal Kuram Argümanlarıyla Türk Yükseköğretim Sisteminde Kalite Yönetiminin Benimsenmesi Üzerine Teorik Model Çalışması

    Bu çalışma, keşif araştırmalarında teoriler geliştirmek için kullanılan kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli (PLS-SEM)
    kullanılarak, yükseköğretimde kalite yönetimi alanında son yıllarda meydana gelen dünya çapındaki gelişmeler karşısında Türk
    yükseköğretim sisteminde yaşanan benzer gelişmelerin analizine yönelik olarak kurumsal kuram paradigmaları ile teorik bir model
    keşfedebilmeyi amaçlamaktadır. Oluşturulan model ile Türk yükseköğretim sisteminde hangi çevresel baskı mekanizmalarının kalite
    yönetiminin benimsenmesine etki ettiği, yükseköğretim kurumlarının karar verme tarzlarında ne tür eğilimlerde bulunulduğu, kalite
    yönetiminin nasıl uygulandığı ve uygulama biçiminden hareketle kalite yönetiminin nasıl benimsendiği arasındaki teorik ilişki Türkiye
    bağlamında keşfedilmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modelinin analizinde; zorlayıcı baskı mekanizmalarının endojen değişkenler
    üzerindeki etkisi istatistiki olarak anlamlı bulunmazken, öykünmeci baskı mekanizmalarının uyarak uygulama biçimi üzerinde negatif
    etkiye sahip olduğu (β= -0,286; T: 2,252), normatif baskı mekanizmalarının ise uyarak uygulama biçimi üzerinde pozitif etkiye sahip
    olduğu (β= 0,428; T: 3,952) ve her iki etkinin de istatistiki olarak anlamlı (P < 0,05) olduğu görülmüştür. Ayrıca, baskı mekanizmaları
    ile karar verme tarzı, karar verme tarzı ile uygulama biçimi ve uygulama biçimi ile karar verme tarzı arasında anlamlı istatistiki ilişki
    bulunamamıştır. Çalışma, kurumsal kuram literatürünü doğrulayıcı bir şekilde, Türk yükseköğretim sisteminde kalite yönetiminin
    normatif baskı mekanizmalarının etkileriyle normatif-törensel olarak benimsendiği sonucuna ulaşılan bir PLS-SEM yol modelini ortaya
    çıkarmaktadır.

  • | |

    Yönetim ve Organizasyon Araştırmaları İçin SmartPLS Uygulamalı PLS-SEM (Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli)

    Yönetim ve Organizasyon araştırmalarının en önemli analiz yöntemlerinden birisi olan Yapısal Eşitlik Modeline yeni bir bakış açısı getiren Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) ölçüm ve yapısal teorisi hakkında temel bilgi sağlayan bu kitap, derinlemesine hiçbir istatistik bilgisine gerek duyulmadan PLS-SEM yönteminin nasıl uygulanacağını, PLS-SEM kullanarak yol modellerinin nasıl belirleneceğini ve tahmin edileceğini ve PLS-SEM analiz sonuçlarının nasıl değerlendirileceğini ele alan kavramsal bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu kavramsal çerçeve ise PLS-SEM analizlerinde en çok tercih edilen yazılım olan SmartPLS 3 kullanılarak Yönetim ve Organizasyon alanında örnek bir uygulamanın analizi ile desteklenmektedir.