|

AVRUPA STANDARTLARINA UYUM YOLUNDA YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU’NUN TÜRK YÜKSEKÖĞRETİMİNE KAZANDIRDIKLARI

Cite / Alıntıla

Taştan, K., & Sabır Taştan, N. (2023). 

AVRUPA STANDARTLARINA UYUM YOLUNDA YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU’NUN TÜRK YÜKSEKÖĞRETİMİNE KAZANDIRDIKLARI. Içinde Gulzar IBRAHIMOVA ve Merve KIDIRYUZ (Ed.), INTERNATIONAL EUROASIA Congress on Scientifıc Researches and Recent Trends 10, ABSTRACT BOOK. February 16-17, 2023, Baku, Azerbaijan

Similar Posts

  • | |

    Kalite Yöneticilerinin Gözünden Yükseköğretimde Kalite Çalışmalarının Nedenleri

    Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki ulusal kalite güvence ajansıdır. 2015 yılında kurulan YÖKAK, yükseköğretim kurumlarının dış değerlendirmesini yapmak, akreditasyon kurumlarının yetkilendirme ve tanıma süreçlerini koordine etmek ve Kalite Güvencesi kültürünün yükseköğretim kurumlarında içselleştirilmesini ve yayılmasını sağlamakla sorumludur. Çalışmada, yükseköğretim kurumlarında kalite yönetiminin uygulanmasından sorumlu en üst düzey yöneticilerin YÖKAK’ın ve görev yaptıkları kurumun…

  • | | |

    Yeni Kurumsal Kuram Argümanlarıyla Türk Yükseköğretim Sisteminde Kalite Yönetiminin Benimsenmesi Üzerine Teorik Model Çalışması

    Bu çalışma, keşif araştırmalarında teoriler geliştirmek için kullanılan kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli (PLS-SEM)
    kullanılarak, yükseköğretimde kalite yönetimi alanında son yıllarda meydana gelen dünya çapındaki gelişmeler karşısında Türk
    yükseköğretim sisteminde yaşanan benzer gelişmelerin analizine yönelik olarak kurumsal kuram paradigmaları ile teorik bir model
    keşfedebilmeyi amaçlamaktadır. Oluşturulan model ile Türk yükseköğretim sisteminde hangi çevresel baskı mekanizmalarının kalite
    yönetiminin benimsenmesine etki ettiği, yükseköğretim kurumlarının karar verme tarzlarında ne tür eğilimlerde bulunulduğu, kalite
    yönetiminin nasıl uygulandığı ve uygulama biçiminden hareketle kalite yönetiminin nasıl benimsendiği arasındaki teorik ilişki Türkiye
    bağlamında keşfedilmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modelinin analizinde; zorlayıcı baskı mekanizmalarının endojen değişkenler
    üzerindeki etkisi istatistiki olarak anlamlı bulunmazken, öykünmeci baskı mekanizmalarının uyarak uygulama biçimi üzerinde negatif
    etkiye sahip olduğu (β= -0,286; T: 2,252), normatif baskı mekanizmalarının ise uyarak uygulama biçimi üzerinde pozitif etkiye sahip
    olduğu (β= 0,428; T: 3,952) ve her iki etkinin de istatistiki olarak anlamlı (P < 0,05) olduğu görülmüştür. Ayrıca, baskı mekanizmaları
    ile karar verme tarzı, karar verme tarzı ile uygulama biçimi ve uygulama biçimi ile karar verme tarzı arasında anlamlı istatistiki ilişki
    bulunamamıştır. Çalışma, kurumsal kuram literatürünü doğrulayıcı bir şekilde, Türk yükseköğretim sisteminde kalite yönetiminin
    normatif baskı mekanizmalarının etkileriyle normatif-törensel olarak benimsendiği sonucuna ulaşılan bir PLS-SEM yol modelini ortaya
    çıkarmaktadır.

  • | |

    YÜKSEKÖĞRETİMDE KALİTEYE ULAŞMADA SİSTEMSEL BİR SORUNA ELEŞTİREL BAKIŞ: HER AKADEMİK YÜKSELMEDE YENİDEN ATANMA ZORUNLULUĞU

    Son yıllarda, akademik işe alım ve yükseltmelerle ilgili yayımlanan ilanlarda işe alınmak ya da yükseltilmek
    istenen personelin “akademik yetkinliğini” tanımlayan açıklamalara yönelik eleştiriler oldukça fazlalaşmıştır.
    Bu durum üniversitelerin toplum nezdindeki kurumsal itibarına gölge düşürmektedir. Bu olumsuz durumla
    birlikte, hak ettiği her akademik unvanda “ilk defa atanan bir akademisyenin yaşadığı tüm süreçleri” defalarca
    yeniden yaşayan akademisyenlerin maruz kaldıkları baskı, belirsizliğin getirdiği kaygılar, ekonomik kayıplar
    ve yaşanılan stres ise akademisyenlerin performansına ve üniversitelerin verimliliğine olumsuz etkilerde
    bulunabilmektedir. Bu çalışmada, mesleğe ilk girişten itibaren hak ettiği akademik unvanların kadrosunu
    alabilmek için her seferinde yeniden kadro ilan edilmek ve yeniden atanmak zorunda kalan (yada kadro ilan
    edilmediği için yükseldiği kadroya atanamayan) akademisyenlerin durumu yükseköğretimde kalite yönetimi
    ölçütleri ve eleştirel kuram çerçevesinde değerlendirilmekte, eleştirel kuramın hegomanya teorisi çerçevesinde
    yükselmelerin akademisyenler üzerinde kurulan bir hakimiyete dönüştüğü tespiti yapılmakta ve akademik
    yükseltme konusunun yol açtığı sorunlar irdelenmektedir. Çalışmada, üniversite kadrolarına bir kez atanan bir
    öğretim elemanının unvanı ne olursa olsun her akademik yükselmesinde, yükselme ile doğru orantılı, eş
    zamanlı ve sistematik olarak, herhangi bir uygun görme ya da ilan şartına gerek olmadan, yükseldiği kadroya
    atanması önerilmektedir.

  • | | |

    Güncel Boyutlarıyla Liderlik

    Günümüzde ortaya atılan yeni liderlik teorileri pozitif örgütsel değişim ve sürdürülebilir performans için temel liderlik yetkinliklerine ve davranışsal gelişmelere oldukça önem vermektedir. Bir liderin etkili olma kapasitesinin nasıl geliştirileceği süreci akademisyenler arasında sürekliliği olan bir tartışma konusudur. Araştırmalar, dinamik, karmaşık ve zorlu ortamlarda liderlerin becerilerini giderek artan bir şekilde sürekli geliştirmeleri gerektiğini öne sürmektedir. Liderlik becerilerinin neler olduğu konusunda yaygın bir fikir birliği vardır ve bu konuda birçok kaynakta benzer özellikler sıralanmaktadır.

    Literatürde liderlik becerileri genel olarak “Hard Leadership Skills” ve “Soft Leadership Skills” olarak iki ayrı kategoride değerlendirilmektedir. Hard Leadership Skills’in Türkçe kavramsal karşılığı Teknik Liderlik Becerileri’dir. Bu beceriler genellikle üniversitelerin “işletme” bölümü eğitimlerinde kazanılan ölçülebilir becerilerdir. Ortalama bir işletme mezununun, mezuniyeti ile birlikte bu becerileri kazandığı varsayılmaktadır. Soft Leadership Skills’in Türkçe kavramsal karşılığı ise Sosyal ya da Davranışsal Liderlik Becerileri’dir. Özellikle son yıllarda oldukça ön planda olan bu beceriler gün geçtikçe insan odaklı bir anlayış benimsenmeye başlayan profesyonel hayatta liderlerin olmazsa olmaz becerileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık eski zamanlarda olduğu gibi sert, otoriter, anlayışsız ve disipline gereğinden fazla önem veren liderlerin günümüz profesyonel çalışma hayatında başarılı olmaları mümkün değildir.

    Kitapta, liderliği okuyucuya tüm yönleriyle sunabilmek için öncelikle liderlik teorileri, örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık konularında kavramsal bilgi verilmekte, daha sonra küresel bir anlayışla liderliğin önemi vurgulanmakta ve sonraki her bölümde bir davranışsal liderlik becerisi ile ilgili kavramsal ve uygulamaya dönük bilgi sağlanmaktadır.

  • | |

    Üniversitelerin Kalite Süreçleri Hakkında Öneriler

    Çalışma, üniversitelerin YÖKAK kurumsal akreditasyon süreçlerinde yalnızca rapor hazırlamaya değil, izleme, iyileştirme ve kanıta dayalı bütünleşik bir kalite yönetim sistemi kurmaya odaklanmaları gerektiğini savunmaktadır. Tam akreditasyon için süreçlerin kurum genelinde uygulanması, düzenli olarak izlenmesi, iyileştirilmesi ve PUKÖ döngüsünün kapatıldığının belgelenmesi temel gereklilikler olarak öne çıkarılmaktadır.

    Bu kapsamda; öğrenme ve öğretme merkezi ile bilimsel yayın destek birimi kurulması, uzman personelden oluşan güçlü bir kalite birimi oluşturulması, program akreditasyonlarının ve yönetim sistemi sertifikalarının yaygınlaştırılması, entegre kalite yazılımı kullanılması, paydaş katılımının karar süreçlerine yansıtılması, şikâyet ve öneri mekanizmalarının sistemleştirilmesi, liderlik yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapılan tüm iyileştirmelerin kanıtlarla izlenmesi önerilmektedir. Çalışmanın temel sonucu, üniversitelerde kalite güvencesinin parçalı uygulamalarla değil, tüm birimleri ve süreçleri kapsayan kurumsal bir sistem olarak yönetilmesi gerektiğidir.

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜ 2017-2023: KÜRESEL BİR ANALİZ VE TÜRKİYE

    Otomotiv endüstrisi, küresel ekonomide kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmada, 2017 yılından itibaren otomotiv sektörünün karşılaştığı temel değişiklikler ve zorluklar araştırılarak, bunların hem küresel piyasa hem de Türk otomotiv endüstrisi için etkileri analiz edilmektedir. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden doküman analiz yöntemi kullanılarak Forbes Global 2000 Dünyanın En Büyük Şirketleri listesindeki otomotiv firmalarının durumu değerlendirilmekte, 2017, 2018,…