Kitap Bölümleri

  • |

    Outsourcing (Dış Kaynak Kullanımı)

    Kitap bölümü, dış kaynak kullanımını işletmelerin bazı faaliyetlerini, süreçlerini veya hizmetlerini uzman dış tedarikçilere devretmesi olarak ele almaktadır. Temel amaç; maliyetleri azaltmak, uzmanlığa erişmek, esnekliği artırmak ve işletmenin kendi temel yetkinliklerine odaklanmasını sağlamaktır. Bununla birlikte dış kaynak kullanımı yalnızca maliyet odaklı bir karar değil; faaliyetlerin stratejik önemi, işletmenin göreli yetenek düzeyi, tedarikçiye bağımlılık ve rekabet avantajı üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilmelidir.

    Bölümde dış kaynak kullanım türleri, yerel ve uluslararası tedarik seçenekleri ile Quinn–Hilmer, Venkatesan, Olsen–Ellram ve McIvor gibi karar modelleri açıklanmaktadır. Karar sürecinde önce faaliyetin işletme için kritik olup olmadığı, ardından işletmenin bu faaliyetteki yeterliliği ve uygun tedarikçi seçenekleri analiz edilmelidir. Dış kaynak kullanımı maliyet, hız, uzmanlık ve odaklanma avantajları sağlayabilir; ancak kontrol kaybı, bilgi sızıntısı, tedarikçiye aşırı bağımlılık, kalite sorunları ve temel yeteneklerin zayıflaması gibi riskler de taşır. Sonuç olarak başarılı bir dış kaynak kullanımı için kararın işletme stratejisiyle uyumlu olması, performansın sürekli ölçülmesi ve tedarikçi ilişkisinin etkin biçimde yönetilmesi gerekir.

  • | |

    KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİMİ

    Bu kitap bölümünde Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (KSY), işletmelerin ekonomik performanslarını sosyal sorumluluk ve çevresel yönetimle dengelemelerini sağlayan stratejik bir yaklaşım olarak ele alınmaktadır. KSY, 1970’lerden itibaren çevresel ve sosyal sorunların gündeme gelmesiyle gelişmiş, günümüzde ise rekabet avantajı ve uzun vadeli kurumsal başarı için kritik bir unsur haline gelmiştir. Kavramın teorik temelleri, Üçlü Bilanço (Triple Bottom…

  • | |

    SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİM SİSTEMLERİ

    Bu kitap bölümünde Sürdürülebilirlik Yönetim Sistemleri (SYS), kuruluşların çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları stratejik süreçlerine entegre etmelerini sağlayan kritik yönetim çerçeveleri olarak ele alınmaktadır. SYS, yalnızca yasal uyumun sağlanmasına değil, aynı zamanda kurumsal itibarın güçlendirilmesine, paydaş güveninin artırılmasına ve uzun vadeli rekabet avantajının elde edilmesine katkıda bulunmaktadır. Çalışmada SYS’nin önemi; uyumluluk, operasyonel verimlilik, risk yönetimi…

  • | |

    DÜNYA TOPLUMU TEORİSİ VE FUTBOLUN KÜRESELLEŞMESİ

    Son 20-30 yılda, toplumun diğer birçok alanında olduğu gibi sporda da bir küreselleşme sürecinden geçilmiştir. Küreselleşme, bir mega trend olarak ekonomik ve kültürel açıdan toplumlara hükmeden, bilime ve evrensel insan haklarına dayalı rasyonalist bir dünya kültürünün yayılması olarak kabul edilmektedir. Genel olarak sporda ve özel olarak “dünyanın önde gelen oyunu” olan futbolda küreselleşmenin etkisinin görülmesi ise özellikle teknolojinin ve dijital ortamların gelişmesiyle birlikte oldukça ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Çalışmada, bu ilerlemeye paralel olarak futbolun küresel yönleri ve mikro düzeyde Türk futbolu, Dünya Toplumu Teorisi çerçevesinde ele alınmaktadır.

  • | |

    Whistleblowing (Kavramsal İnceleme)

    Kitap bölümü, “ispiyonculuk”, “gammazlık”, “jurnalleme”, “ajanlık”, “muhbirlik” gibi birçok olumsuz anlamlı kelime ile ilişkilendirilmeye ve çağrıştırılmaya çalışılan Whistleblowing davranışının dünyadan ve Türkiye’den örneklerle son yasal düzenlemeler çerçevesinde kapsamlı bir analizini sunmaktadır. İnceleme; Whistleblowing Kavramı, Whistleblowingin Boyutsal Sınıflandırması, Whistleblowingi Etkileyen Faktörler, Whistleblowing Sürecinin Aşamaları, Dünyadan ve Türkiye’den Whistleblowing Vakaları, Whistleblowing ve Etik, Whistleblowing İle İlgili Yasal Düzenlemeler bölümlerini içermektedir. Sonuç kısmında ise, Türk Yönetim literatüründe Whistleblowing kavramının Türkçe karşılığı olarak “Etik Bildirim” teriminin kullanılması önerilmektedir.

  • | | |

    UZAKTAN ÇALIŞMA ÖRGÜTLENMESİ

    Küresel Covid-19 pandemisi, neredeyse tüm örgütlerin hızlı ve
    beklenmedik bir şekilde uzaktan çalışmaya yönelmesine neden olmuştur.
    Gelecek yıllarda da örgütlerin pandemi öncesi temel seviyelerine göre
    uzaktan çalışmada bir artış yaşayacağı ve uzaktan çalışmayı yönetmenin ve
    örgütlemenin örgütlerin karşılaşacağı en büyük zorluklardan olacağı tahmin
    edilmektedir. Bu yeni durum karşısında, örgütler, “Tamamen Uzaktan”,
    “Kısmen Uzaktan” ve “Hibrit Uzaktan” çalışma modellerinden kendileri için
    uygun olan çalışma modelini belirleyerek uzaktan çalışmayı nasıl
    örgütleyeceklerine karar vermeli, iletişim/ekip stratejilerini belirlemeli ve
    uzaktan çalışmanın örgütlenmesinde hangi politika ve uygulamaların gözden
    geçirilmesi gerektiğini ele almalıdır. Bilinçli olarak kendilerini uzaktan
    çalışmaya hazırlayan örgütler, kendilerine uygun geliştirilmiş politikalar ve
    yönetim uygulamaları ile rekabet avantajı sağlayabileceklerdir. Uzaktan
    çalışmanın örgütlenmesinde; çalışan hakları, iş yükü ve performans
    standartları, yasal koruma durumu, sağlık ve güvenlik, eğitime erişim, vb.
    bütün konularda ofiste çalışma ile aynı yükümlülüklerin geçerli olduğu
    unutulmamalıdır.

  • | |

    UZAKTAN ÇALIŞMA VE KRİZ YÖNETİMİ

    Örgütler beklenmedik bir şekilde ortaya çıkabilen çeşitli sebeplerle kriz ve tehditlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu kriz ve tehditler karşısında, örgütlerin işini ve itibarını koruyabilecek en önemli faktör başarılı bir kriz yönetimidir. Uygun şekilde yönetilmediğinde olumsuz sonuçlar doğurabilen ve operasyonlar için önemli tehditler oluşturan krizler karşısında örgütlerin, özellikle uzaktan çalışma modelinde, kriz yönetimini nasıl gerçekleştirecekleri oldukça önemli hale gelmiştir. Uzaktan çalışma, özellikle Covid-19 pandemisinin yol açtığı kriz ortamında önemli bir gelişim göstermiştir. Bu süreçte, dünya genelinde neredeyse bütün örgütler beklenmedik bir şekilde uzaktan çalışma deneyimini yaşamak zorunda kalmışlardır. Uzaktan çalışma ile ilgili daha önceden deneyime sahip olan örgütler, politikalarını uygulamakta hızlı davranırken, fiziksel ofislere sıkı sıkıya bağlı olan diğer örgütler ise kısa bir sürede uzaktan çalışmaya geçiş yapmak zorunda kalmışlardır. Bu salgın döneminde, uzaktan çalışma, kriz yönetimi ve uzaktan çalışmada kriz yönetiminin önemi belirgin bir şekilde anlaşılmıştır.