Yönetim ve Liderlik

  • | |

    İnsan Kaynakları Yönetiminin Örgütsel Performans Üzerindeki Etkileri ve Türkiye Kaynaklı Araştırmaların Betimsel İçerik Analizi

    Çalışmada, stratejik insan kaynakları yönetiminin örgütsel performans üzerindeki etkilerini ele alan Türkiye kaynaklı 31 tez ve 14 makale olmak üzere toplamda 45 araştırma bir nitel araştırma yöntemi olan betimsel içerik analiz yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında makaleler için DergiPark ve TRDizin bilimsel veri tabanları, tezler için ise YÖK Tez Merkezi portalında bulunan yayınlar ele alınmıştır. Araştırmaya dâhil edilen tez ve makaleler altı bölümden oluşan bir çalışma sınıflandırma formuna işlenerek toplanmıştır. Bulguların raporlaştırılmasında grafiklerden ve yüzde ve frekans tablolarından yararlanılarak bulgular betimsel olarak yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları, alanda yapılan çalışmaların tamamına yakınında nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığını, geriye kalan az bir kısmında ise karma yöntemlerin tercih edildiğini ve hiçbir araştırmanın nitel yöntemlerden yararlanmadığını göstermektedir. Bir diğer önemli bulgu ise insan kaynakları yönetiminin örgütsel performans üzerindeki etkisinin incelendiği çalışmalarda, İKY’nin örgütsel davranış konuları başta olmak üzere birçok konu ile ilişkili olduğunun görülmesidir.

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜ 2017-2023: KÜRESEL BİR ANALİZ VE TÜRKİYE

    Otomotiv endüstrisi, küresel ekonomide kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmada, 2017 yılından itibaren otomotiv sektörünün karşılaştığı temel değişiklikler ve zorluklar araştırılarak, bunların hem küresel piyasa hem de Türk otomotiv endüstrisi için etkileri analiz edilmektedir. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden doküman analiz yöntemi kullanılarak Forbes Global 2000 Dünyanın En Büyük Şirketleri listesindeki otomotiv firmalarının durumu değerlendirilmekte, 2017, 2018,…

  • | | |

    Güncel Boyutlarıyla Liderlik

    Günümüzde ortaya atılan yeni liderlik teorileri pozitif örgütsel değişim ve sürdürülebilir performans için temel liderlik yetkinliklerine ve davranışsal gelişmelere oldukça önem vermektedir. Bir liderin etkili olma kapasitesinin nasıl geliştirileceği süreci akademisyenler arasında sürekliliği olan bir tartışma konusudur. Araştırmalar, dinamik, karmaşık ve zorlu ortamlarda liderlerin becerilerini giderek artan bir şekilde sürekli geliştirmeleri gerektiğini öne sürmektedir. Liderlik becerilerinin neler olduğu konusunda yaygın bir fikir birliği vardır ve bu konuda birçok kaynakta benzer özellikler sıralanmaktadır.

    Literatürde liderlik becerileri genel olarak “Hard Leadership Skills” ve “Soft Leadership Skills” olarak iki ayrı kategoride değerlendirilmektedir. Hard Leadership Skills’in Türkçe kavramsal karşılığı Teknik Liderlik Becerileri’dir. Bu beceriler genellikle üniversitelerin “işletme” bölümü eğitimlerinde kazanılan ölçülebilir becerilerdir. Ortalama bir işletme mezununun, mezuniyeti ile birlikte bu becerileri kazandığı varsayılmaktadır. Soft Leadership Skills’in Türkçe kavramsal karşılığı ise Sosyal ya da Davranışsal Liderlik Becerileri’dir. Özellikle son yıllarda oldukça ön planda olan bu beceriler gün geçtikçe insan odaklı bir anlayış benimsenmeye başlayan profesyonel hayatta liderlerin olmazsa olmaz becerileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık eski zamanlarda olduğu gibi sert, otoriter, anlayışsız ve disipline gereğinden fazla önem veren liderlerin günümüz profesyonel çalışma hayatında başarılı olmaları mümkün değildir.

    Kitapta, liderliği okuyucuya tüm yönleriyle sunabilmek için öncelikle liderlik teorileri, örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık konularında kavramsal bilgi verilmekte, daha sonra küresel bir anlayışla liderliğin önemi vurgulanmakta ve sonraki her bölümde bir davranışsal liderlik becerisi ile ilgili kavramsal ve uygulamaya dönük bilgi sağlanmaktadır.

  • | |

    AVRUPA STANDARTLARINA UYUM YOLUNDA YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU’NUN TÜRK YÜKSEKÖĞRETİMİNE KAZANDIRDIKLARI

    Yükseköğretim alanında Türkiye’nin ulusal kalite güvence ajansı olarak 2015 yılında YÖK bünyesinde kurulan Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), 2017 yılında bağımsız tüzel kişiliği ve bütçesi olan bir kurum olarak yapılanarak Türk Yükseköğretim sisteminde üçüncü üst kuruluş olmuştur.

  • |

    AVRUPA STANDARTLARINA UYUM YOLUNDA YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU’NUN TÜRK YÜKSEKÖĞRETİMİNE KAZANDIRDIKLARI

    Yükseköğretim alanında Türkiye’nin ulusal kalite güvence ajansı olarak 2015 yılında YÖK
    bünyesinde kurulan Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), 2017 yılında bağımsız tüzel
    kişiliği ve bütçesi olan bir kurum olarak yapılanarak Türk Yükseköğretim sisteminde üçüncü
    üst kuruluş olmuştur. Kuruluşundan bugüne YÖKAK; yükseköğretim kurumları tarafından
    Kurum İç Değerlendirme Raporlarının her yıl düzenli olarak yazılmasını ve kamuoyu ile
    paylaşılmasını kurallı hale getirmiş, Kurumsal Dış Değerlendirme Programları ile mezun
    vermiş bütün yükseköğretim kurumlarının kurumsal dış değerlendirmelerini gerçekleştirmiş,
    Mentörlük Programı ile kurumsal dış değerlendirme geçiren yükseköğretim kurumlarına destek
    sağlamış, ilk kurumsal dış değerlendirme sürecini geçiren üniversiteler için İzleme
    Programlarını yürütmüş ve kurumsal dış değerlendirmenin aşamalı olarak sona ermesi ile kalite
    güvence sisteminin sistematik olarak kurulduğunu belgeleyebilmek için Kurumsal
    Akreditasyon Programını başlatmıştır. Yükseköğretim kurumlarının geneli için yürütülen bu
    faaliyetlere ek olarak YÖKAK, İngilizce Hazırlık Okulları için harici bir dış değerlendirme
    süreci gerçekleştirmiş, İhtisaslaşma ve Misyon Farklılaşması Projesi kapsamındaki
    üniversiteler için ek performans göstergeleri geliştirmiş ve yükseköğretim alanındaki bağımsız
    akreditasyon kuruluşlarının yetkilendirilmesini ve tanınmasını sağlayan mekanizmalar tesis
    etmiştir. YÖKAK’ın süreç içerisindeki en önemli başarılarından birisi ise gönüllü
    değerlendiricilerin sisteme dahil edilmesi ve öğrenci değerlendiricilerin değerlendirme
    sistemindeki gün geçtikçe artan rolleri olmuştur. YÖKAK, Avrupa Yükseköğrenim Alanında
    Kalite Güvencesi Standartları ve Yönergeleri’nde belirtilen “Dış Kalite Güvencesi İçin
    Standartlar ve Yönergeler” ve “Kalite Güvencesi Ajansları İçin Standartlar ve Yönergeler”
    bölümlerinde belirtilen 14 standarttan 9’una tam uyum, 5’ine ise kısmi uyum sağlayarak çok
    kısa sürede üstün bir gelişim göstermiştir. Bundan sonraki süreçte, paydaş katılımının tam
    olarak sağlanması, tam zamanlı personel politikaları, operasyonel bağımsızlık ve iç kalite güvencesi konularındaki iyileştirme odaklı yaklaşımlarla Türk yükseköğretiminin Avrupa standartlarına tam uyumu YÖKAK vasıtasıyla gerçekleşebilecektir

  • |

    ÜNİVERSİTE İDARİ TEŞKİLATLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI

    Yükseköğretim kurumlarının Yönetim Örgütü (idari teşkilat) Genel Sekreterlik (bir Genel Sekreter ile en çok iki Genel Sekreter Yardımcısı), Daire Başkanlıkları (Yapı İşleri ve Teknik, Personel, Strateji, Öğrenci İşleri, Sağlık-Kültür ve Spor, Kütüphane ve Dokümantasyon, Bilgi İşlem, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlıkları), Hukuk Müşavirliği, Hastane Başmüdürlüğü ve Fakülte/Enstitü/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu idari teşkilatlarından oluşmaktadır. 1983 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye göre Genel Sekreter, üniversite idari teşkilatının başıdır ve bu teşkilatın çalışmasından mali ve idari olarak üniversiteyi yönetmekle sorumlu olan İta Amiri olan Rektöre karşı sorumludur. 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile İta Amirliği kaldırılmış, Harcama Yetkilisi tanımı çerçevesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak belirlenmiştir. Bu gelişmelerle üniversitelerin idari teşkilatı, yöneticilerin yetkileri açısından yeniden dizayn edilmiştir. Buna göre; Dekanlıklar, Müdürlükler, Daire Başkanlıkları ve Genel Sekreterlik birimleri ayrı ayrı harcama birimlerine dönüşmüşlerdir. Yani Genel Sekreter, Daire Başkanları, Hukuk Müşaviri, Fakülte Dekanları ve Enstitü/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu Müdürleri kendi birimlerinin en üst yöneticisi sıfatıyla harcama yetkilisi olarak kanun karşısında sorumlu olmuşlardır. İlgili Kanunla Rektöre, tüm üniversitenin üst yöneticisi olarak sistemin işleyişi konusunda belirleme, gözetim ve denetim görev ve sorumluluğu verilirken Genel Sekreter ise tüm idari teşkilatın başı olmasına rağmen sadece Genel Sekreterlik biriminin bütçesinden sorumlu olmuştur. Yönetim Bilimi literatürüne göre gerek “örgütleme” gerekse “yürütme” fonksiyonlarının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi yetkinin varlığına bağlıdır. Yetkiyi anlamlı kılan unsurlardan biri de şüphesiz ki güçtür. Bu çerçevede, 2003 yılında başlayan süreçle birlikte üniversite idari teşkilatlarındaki yapıda, mali olarak tam yetkili olan Daire Başkanlıkları ve Dekanlara tabi olan birim sekreterleri karşısında, Genel Sekreterlik koordinasyon görevi gören törensel bir konuma dönüşmüş, üniversitelerin idari teşkilat yapısı ise yetki ve güç orantısızlığı çerçevesinde çatışmaların yaşandığı hantal ve karmaşık bir yapı halini almıştır. Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un getirdiği zorunlulukların üniversitelerde uygulanmasıyla meydana gelen teşkilat yapılarındaki değişiklikler nedeniyle personelin verimli kullanılmasının engellendiği değerlendirilmektedir. Çalışmada, bu karmaşıklığı ve hantallığı ortadan kaldıracak şekilde küçülme odaklı yaklaşımlara (kademe azaltma, güçlendirme, yalın yönetim anlayışı, vb.) uygun olarak daha küçük ve esnek bir yönetim örgütü modeli önerilmektedir

  • |

    ÜNİVERSİTE YÖNETİM HİZMETLERİ ÖRGÜTÜ YÖNETİCİ KADROLARI İÇİN ATAMA-YÜKSELTME MODELİ ÖNERİSİ

    Çalışanların kariyer yolculuklarında yükselme haklarından mahrum kalmaları, yükselmelerin
    performans ve liyakate dayalı olmaması, şeffaf ve önceden tanımlı atama/yükseltme
    sistemlerinin olmaması yada uygulanmaması ve atama/yükseltmelerin nepotizme bağlı olarak
    gerçekleştirilmesi örgütsel bağlılığa darbe vuran önemli etkenlerdendir. Bilginin kuramcısı olan
    üniversitelerde de Yönetim Hizmetleri Örgütü çalışanları benzer durumlarla karşı karşıya
    kalmaktadır. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının yapılmaması, yapılan
    sınavlarda sadece şef ve daha alt kadrolara yükselme hakkı tanınması,
    yüksekokul/fakülte/meslek yüksekokulu sekreterliklerine ve daire başkanı/genel sekreter
    yardımcısı/genel sekreter kadrolarına lisans mezuniyeti olan ve gerekli hizmet yılı şartını
    sağlayan her personelin atanabilmesi, muvazaalı atamaların varlığı ve önlenememesi, bütün
    şube müdürlüğü kadroları dolu olduğu halde henüz görevde yükselme sınavı ile şube müdürü
    ataması yapılmamış üniversitelerin varlığı yükseköğretim alanında çalışan Yönetim Hizmetleri
    Örgütü personelini olumsuz etkilemektedir. Bu tür olumsuzlukların kurumlardaki iş
    verimliliğini olumsuz etkilediği ve personellerde motivasyon kaybı oluşturduğu yönetim
    biliminin bir gerçekliğidir. Diğer taraftan, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Kurumsal
    Dış Değerlendirme Akreditasyon ve İzleme Kılavuzu’nda, yükseköğretim kurumlarından insan
    kaynakları yönetimine ilişkin kuralların ve süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi, bu
    süreçlerin kurumda çalışan herkes tarafından bilinmesi, eğitim ve liyakatin öncelikli kriterler
    arasında yer alması ve yetkinliklerin arttırılmasının temel hedef olması gerektiği
    belirtilmektedir. Çalışmada, üniversite yönetim hizmetleri örgütü için sistemli bir atama
    yükseltme modeli geliştirilmeye çalışılmaktadır. Model, yürürlükteki mevzuata uygun olup,
    üniversite senatolarında karara bağlanabilecek yönergeler yada esaslarla uygulanabilecek
    şekildedir.

  • | | |

    Kalite Yönetimi Uyma Ölçeğinin Yükseköğretim İçin İşlemselleştirilmesi: Yükseköğretimde Kalite Yönetimi Uyma Ölçeği

    Yükseköğretimdeki küresel gelişmelerin kalite yönetimini temel bir meşruiyet aracı hâline getirmesi ve 2015 yılında Türk yükseköğretimsisteminde Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK)’nun kurulmasıyla birlikte, Türkiye’de kalite yönetimi kurumsallaşmaya başlamışve kalite yönetiminin yayılımı hız kazanmıştır. Bu çerçevede, kalite yönetiminin getirdiği kurumsal değişimi anlayabilmek ve kaliteyönetiminin yükseköğretimde nasıl tanımlanıp uygulandığını keşfedebilmek için Yükseköğretimde Kalite Yönetimi Uyma Ölçeğigeliştirilmiştir. Ölçüm sonuçlarına…

  • | |

    Üniversitelerin Kalite Süreçleri Hakkında Öneriler

    Çalışma, üniversitelerin YÖKAK kurumsal akreditasyon süreçlerinde yalnızca rapor hazırlamaya değil, izleme, iyileştirme ve kanıta dayalı bütünleşik bir kalite yönetim sistemi kurmaya odaklanmaları gerektiğini savunmaktadır. Tam akreditasyon için süreçlerin kurum genelinde uygulanması, düzenli olarak izlenmesi, iyileştirilmesi ve PUKÖ döngüsünün kapatıldığının belgelenmesi temel gereklilikler olarak öne çıkarılmaktadır.

    Bu kapsamda; öğrenme ve öğretme merkezi ile bilimsel yayın destek birimi kurulması, uzman personelden oluşan güçlü bir kalite birimi oluşturulması, program akreditasyonlarının ve yönetim sistemi sertifikalarının yaygınlaştırılması, entegre kalite yazılımı kullanılması, paydaş katılımının karar süreçlerine yansıtılması, şikâyet ve öneri mekanizmalarının sistemleştirilmesi, liderlik yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapılan tüm iyileştirmelerin kanıtlarla izlenmesi önerilmektedir. Çalışmanın temel sonucu, üniversitelerde kalite güvencesinin parçalı uygulamalarla değil, tüm birimleri ve süreçleri kapsayan kurumsal bir sistem olarak yönetilmesi gerektiğidir.