Yönetim ve Liderlik

  • | |

    Yükseköğretim Kurumlarında Kalite Yönetimi Anketi

    UNESCO Uluslararası Eğitim Planlama Enstitüsü (IIEP) ve Uluslararası Üniversiteler Birliği (IAU) tarafından IIEP-UNESCO İç Kalite Güvencesi Araştırma Projesi kapsamında hazırlanan ve yönetilen Quality management in higher education: Developments and drivers Results from an international survey (Martin ve Parikh, 2017) isimli çalışmanın EK 1. Anket’inin Türkçe çevirisi.

  • | |

    Kalite Yöneticilerinin Gözünden Yükseköğretimde Kalite Çalışmalarının Nedenleri

    Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki ulusal kalite güvence ajansıdır. 2015 yılında kurulan YÖKAK, yükseköğretim kurumlarının dış değerlendirmesini yapmak, akreditasyon kurumlarının yetkilendirme ve tanıma süreçlerini koordine etmek ve Kalite Güvencesi kültürünün yükseköğretim kurumlarında içselleştirilmesini ve yayılmasını sağlamakla sorumludur. Çalışmada, yükseköğretim kurumlarında kalite yönetiminin uygulanmasından sorumlu en üst düzey yöneticilerin YÖKAK’ın ve görev yaptıkları kurumun…

  • |

    YETKİNLİĞE DAYALI İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ VE ÜNİVERSİTE GENEL SEKRETERLERİ

    Genel olarak bireyin belirli bir işte yüksek performans gösterebilmesi için sahip olması gereken bilgi,beceri ve kişisel özelliklerin bir bütünü olarak ifade edilen yetkinlik terimi son yıllarda örgütliteratüründe özellikle de insan kaynakları alanında oldukça önemli bir kavram haline gelmiştir.Çalışmada, bilginin kuramcısı olan üniversitelerde, son zamanlarda sayıları giderek artmaya başlayanAkademisyen Genel Sekreterlerden yola çıkarak Yönetim Hizmetleri Örgütünün (idari teşkilat) en üstyöneticisi durumundaki Genel Sekreter konumu için gerekli olan yetkinliklerin neler olabileceği veüniversitelerdeki mevcut durum incelenmiştir. Yetkinliğe Dayalı İnsan Kaynakları Yönetimine göre birüniversite Genel Sekreterinin üniversite yönetimi ve idari birimlerin iş süreçleri hakkında bilgi sahibiolması, idari birimlerin iş süreçlerinin daha iyi ve daha kolay nasıl yapılabileceğini önerebilecekdüzeyde teknik bilgi ve beceri sahibi olması (hangi durumda hangi ihale tekniğini kullanılabileceği,öğrenci kulüplerinin işleyişi, birimlerin örgütlenmesi, İK politikaları, mali politikalar, performansdeğerlendirme, örgütsel davranış, planlama, vb.) ve tecrübe sahibi olması (3 yıl öğrenci işlerinde, 2 yılpersonel işlerinde, vb.) gerektiği değerlendirilmektedir. Ayrıca, idari iş süreçlerinin yerinegetirilmesinde ilgili yöneticileri ve personeli anlayan, destekleyen ve motive eden bir tavır/tutumiçerisinde olması ve başarının anahtarının Genel Sekreterin liderliğinde gelebileceğini bilerektakipçilerini etkilemesi (Yönetsel Yetkinlik göstermesi) beklenmektedir. Çalışma kapsamında Kasım2021 – Şubat 2022 döneminde (4 aylık bir araştırma evresi) dokuman analizi yöntemi ile yükseköğretimkurumlarının web siteleri incelenmiş ve üniversitelerde görev yapan Genel Sekreterlerin %34,7’sinin(69 üniversite) Akademisyen olduğu tespit edilmiştir. Bu durum devlet üniversiteleri ve vakıfüniversiteleri açısından ayrı ayrı incelendiğinde ise devlet üniversitelerinde bu oran %40’a yükselirkenvakıf üniversitelerinde ise %25’e düşmektedir. Tam zamanlı mesai gerektiren bir görev olan veüniversitelerdeki bütün idari teşkilatı yönetmesi gereken Genel Sekreterlik görevinin aynı zamanda dersyükümlülüklerini yerine getiren, idari süreçlerle ilgili tecrübesi, bilgisi ve yetkinliği olmayan ancakyürüttüğü akademisyenlik mesleği açısından üst düzey yetkinlik elde etmiş akademisyenler tarafındanyürütülmesi, üniversitelerde idari teşkilatların performansını negatif etkileyerek olumsuz sonuçlardoğurabilecektir. Ayrıca, akademik göreve ek olarak tedviren görevlendirmelerle (2547 sayılı Kanun’un13 b/4 maddesi gereğince) Genel Sekreterlik görevinin yürütülmesi Sayıştay raporlarında belirtildiğiüzere yasalara uygun değildir.

  • | | | |

    Diffusion and Adoption of Quality Management in Turkish Higher Education

    Global developments in higher education have made quality management a fundamental tool of legitimacy. In parallel with the whole world, quality management has started to be institutionalized at the national level and the diffusion of quality management among higher education institutions has accelerated in the Turkish higher education system with the establishment of the Turkish Higher Education Quality Council (THEQC) in 2015. In the study, the diffusion of quality management in Turkish higher education institutions is discussed in detail and it is presented that quality management in higher education has spread throughout Türkiye as a dominant management style and paradigm. The successful studies of THEQC for the normative adoption of quality management are discussed and Opinions-Suggestions on the General Situation of the Turkish Higher Education System are provided in the study, in which the Theoretical Framework of Quality Management in Turkish Higher Education is discussed in detail. The study presents a general framework for the quality journey of Turkish higher education, which has come a long way in reaching world standards.

  • | | |

    NÖROPLASTİSİTE’NİN ETKİLERİ ÜZERİNE BİR EĞİTİM PROGRAMI ve YENİ BİR TEKNİK ÖNERİSİ: SÜPÜRME TEKNİĞİ

    Nöroplastisite, insan beynindeki nöronların ve bunlar arasındaki bağlantı noktaları olan sinapsların uyaranlara bağlı olarak oluşturdukları işlevsel ve yapısal değişiklikler olarak tanımlanmaktadır.
    Çalışmada, nöroplastisite ile ilgili insanların farkındalıklarını artırmak ve nöroplastik gelişimlere
    bağlı olarak yaşam doyumlarının artmasını sağlamak için ve bu artışların örgüt psikolojisine ve
    hayatın diğer alanlarına etkilerinin tespit edilmesi için Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Eğitim
    Programı (NFGEP) oluşturulmuş ve uygulanmıştır.
    Eğitim programı sayesinde bireyler öncelikle vücut yapılarının ve beyinlerinin nasıl çalıştığını
    öğrenmekte, örgüt psikolojisi, nöroplastisite, öğrenme ve hafıza teknikleri, bilinç/bilinçaltı ve bilinçaltı çalışmaları hakkında aldıkları bilgiler sonrasında eğitim programını uygulayabilecek seviyeye
    ulaşmaktadırlar. Eğitim programında, bireyler öncelikle bu teknik bilgilerle donatıldıktan sonra,
    Süpürme Tekniği, Hayatın Programlanması, Beynin Programlanması aşamalarını gerçekleştirerek
    eğitim programının amacına yani bilinçaltındaki olumsuz kayıtların etkisini nötrleme, kendisiyle
    barışma, programlanmış ve sağlıklı bir hayat yaşama şeklini benimsemiş bireyler olma amacına
    ulaşmaktadır.
    Süpürme Tekniği, yazar tarafından, insanların içinden çıkılamaz ya da tedavisi çok güç hale gelen
    psikolojik rahatsızlıklarla boğuşur hale gelmeden, fizyolojik olarak bedenlerinin, beyinlerinin farkına
    varmaları ve onlardan ne istendiğini bilerek ve bu isteklere cevap vererek hayatlarını sürdürmeyi
    öğrenmelerini sağlamak için bilinçaltını temizlemeyi sağlayan birçok yöntemden yararlanılarak
    oluşturulmuştur.
    Çalışmada, nöroplastisite farkındalık ve gelişimi doğrultusunda yaklaşık %125 oranında artış
    sağlandığı ve bu gelişimin son testten iki ay sonra yapılan izleme testinde de devam ettiği tespit
    edilmiştir. Ayrıca Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Ölçeğinden (NFGÖ) alınan puan arttıkça,
    yaşam doyumlarının da artmakta olduğu ve yaşam doyumlarındaki artışın %100 den fazla olduğu
    tespit edilmiştir. Uygulanan bu eğitim programı ile bireylerin daha verimli, daha mutlu, daha huzurlu
    ve daha sağlıklı hayatlara ulaştıkları gözlemlenmiştir

  • | | |

    UZAKTAN ÇALIŞMA ÖRGÜTLENMESİ

    Küresel Covid-19 pandemisi, neredeyse tüm örgütlerin hızlı ve
    beklenmedik bir şekilde uzaktan çalışmaya yönelmesine neden olmuştur.
    Gelecek yıllarda da örgütlerin pandemi öncesi temel seviyelerine göre
    uzaktan çalışmada bir artış yaşayacağı ve uzaktan çalışmayı yönetmenin ve
    örgütlemenin örgütlerin karşılaşacağı en büyük zorluklardan olacağı tahmin
    edilmektedir. Bu yeni durum karşısında, örgütler, “Tamamen Uzaktan”,
    “Kısmen Uzaktan” ve “Hibrit Uzaktan” çalışma modellerinden kendileri için
    uygun olan çalışma modelini belirleyerek uzaktan çalışmayı nasıl
    örgütleyeceklerine karar vermeli, iletişim/ekip stratejilerini belirlemeli ve
    uzaktan çalışmanın örgütlenmesinde hangi politika ve uygulamaların gözden
    geçirilmesi gerektiğini ele almalıdır. Bilinçli olarak kendilerini uzaktan
    çalışmaya hazırlayan örgütler, kendilerine uygun geliştirilmiş politikalar ve
    yönetim uygulamaları ile rekabet avantajı sağlayabileceklerdir. Uzaktan
    çalışmanın örgütlenmesinde; çalışan hakları, iş yükü ve performans
    standartları, yasal koruma durumu, sağlık ve güvenlik, eğitime erişim, vb.
    bütün konularda ofiste çalışma ile aynı yükümlülüklerin geçerli olduğu
    unutulmamalıdır.

  • | | |

    Yeni Kurumsal Kuram Argümanlarıyla Türk Yükseköğretim Sisteminde Kalite Yönetiminin Benimsenmesi Üzerine Teorik Model Çalışması

    Bu çalışma, keşif araştırmalarında teoriler geliştirmek için kullanılan kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli (PLS-SEM)
    kullanılarak, yükseköğretimde kalite yönetimi alanında son yıllarda meydana gelen dünya çapındaki gelişmeler karşısında Türk
    yükseköğretim sisteminde yaşanan benzer gelişmelerin analizine yönelik olarak kurumsal kuram paradigmaları ile teorik bir model
    keşfedebilmeyi amaçlamaktadır. Oluşturulan model ile Türk yükseköğretim sisteminde hangi çevresel baskı mekanizmalarının kalite
    yönetiminin benimsenmesine etki ettiği, yükseköğretim kurumlarının karar verme tarzlarında ne tür eğilimlerde bulunulduğu, kalite
    yönetiminin nasıl uygulandığı ve uygulama biçiminden hareketle kalite yönetiminin nasıl benimsendiği arasındaki teorik ilişki Türkiye
    bağlamında keşfedilmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modelinin analizinde; zorlayıcı baskı mekanizmalarının endojen değişkenler
    üzerindeki etkisi istatistiki olarak anlamlı bulunmazken, öykünmeci baskı mekanizmalarının uyarak uygulama biçimi üzerinde negatif
    etkiye sahip olduğu (β= -0,286; T: 2,252), normatif baskı mekanizmalarının ise uyarak uygulama biçimi üzerinde pozitif etkiye sahip
    olduğu (β= 0,428; T: 3,952) ve her iki etkinin de istatistiki olarak anlamlı (P < 0,05) olduğu görülmüştür. Ayrıca, baskı mekanizmaları
    ile karar verme tarzı, karar verme tarzı ile uygulama biçimi ve uygulama biçimi ile karar verme tarzı arasında anlamlı istatistiki ilişki
    bulunamamıştır. Çalışma, kurumsal kuram literatürünü doğrulayıcı bir şekilde, Türk yükseköğretim sisteminde kalite yönetiminin
    normatif baskı mekanizmalarının etkileriyle normatif-törensel olarak benimsendiği sonucuna ulaşılan bir PLS-SEM yol modelini ortaya
    çıkarmaktadır.

  • |

    LİDERLİK LİTERATÜRÜNDEKİ KAVRAM KARMAŞASI: TEORİ-MODEL-TARZ AYRIMI ÇERÇEVESİNDE LİDERLİĞİN KATEGORİZE EDİLMESİ

    Liderlik çalışmaları ile ilgili literatür incelendiğinde; liderliğin alan olarak muazzam bir genişliğe ve derinliğe sahip olduğu gerçeğine ulaşılmakta ancak liderliğin ne olduğu, hangi kategorilere ayrıldığı, liderlik teorilerinin, liderlik modellerinin ve liderlik tarzlarının neler olduğu, teori, model ve tarz arasındaki farklılıkların
    kapsamı ve hangi liderlik kavramının hangi kategoride ele alınması gerektiği gibi içinden çıkılamayan sorunlarla karşılaşılmaktadır.
    Bu çalışmada; liderliğin bilimsel olarak ortaya çıktığı ilk teorilerden başlayarak, genel, bütünleşik,
    kapsayıcı liderlik teorisini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan günümüz araştırmalarına kadar gelinen süreç
    kronolojisinde (Özellikler Teorisi – Davranışsal Teoriler – Durumsallık Teorileri – Bütünleştirici Teoriler), teoriler ve bu teorilerle ilgili çalışmalarda ortaya çıkan modeller ve liderlik tarzları arasındaki kavram kargaşası
    netleştirilmeye ve liderlik literatüründeki kafa karışıklığı giderilmeye çalışılmaktadır.
    Çalışma, Davranışsal Teoriler olarak geliştirilen liderlik modelleri ve bu modellerin ortaya çıkardığı liderlik tarzları, Durumsallık Teorileri olarak geliştirilen liderlik modelleri ve bu modellerin ortaya çıkardığı
    liderlik tarzları ve Bütünleştirici Teoriler başlığı altında incelenen liderlik modelleri ve liderlik tarzları kapsamında teorik bir çerçeve sunmaktadır