| | | |

Diffusion and Adoption of Quality Management in Turkish Higher Education

Global developments in higher education have made quality management a fundamental tool of legitimacy. In parallel with the whole world, quality management has started to be institutionalized at the national level and the diffusion of quality management among higher education institutions has accelerated in the Turkish higher education system with the establishment of the Turkish Higher Education Quality Council (THEQC) in 2015. In the study, the diffusion of quality management in Turkish higher education institutions is discussed in detail and it is presented that quality management in higher education has spread throughout Türkiye as a dominant management style and paradigm. The successful studies of THEQC for the normative adoption of quality management are discussed and Opinions-Suggestions on the General Situation of the Turkish Higher Education System are provided in the study, in which the Theoretical Framework of Quality Management in Turkish Higher Education is discussed in detail. The study presents a general framework for the quality journey of Turkish higher education, which has come a long way in reaching world standards.

Cite / Alıntıla

TAŞTAN, K., YILMAZ, S. & SABIR TAŞTAN, N. (2022). Diffusion and Adoption of Quality Management in Turkish Higher Education. Nobel Akademik Yayıncılık. https://doi.org/10.5281/zenodo.15340788

TABLE OF CONTENTS

1. Quality Management in Higher Education 
2. Higher Education System in Türkiye 
2.1. History of Turkish Higher Education 
2.2. Analysis of Higher Education Institutions 
3. Theoretical Framework of Quality Management in Turkish Higher Education 
3.1. THEQC Period in Turkish Higher Education
3.1.1. Establishment of Internal Quality Assurance System in Higher
Education Institutions
3.1.2. Institutional External Evaluation Program
3.1.3. Institutional Accreditation Program
3.1.4. Program Accreditation
3.2. Diversity: Specialization and Mission Differentiation Project
3.2.1. Regional Development-Oriented Mission Differentiation and
Specialization
3.2.2. Research-Oriented Specialization
4. Diffusion and Adoption of Quality Management Among Higher Education
Institutions
4.1. Diffusion and Adoption Time
4.2. Adoption Format
4.3. Other Factors Affecting Adoption 
5. Reasons for the Success of THEQC and Institutional Change of Quality
Management in Turkish Higher Education
6. Opinions and Suggestions on the Situation of the Turkish Higher Education
System

Similar Posts

  • |

    Outsourcing (Dış Kaynak Kullanımı)

    Kitap bölümü, dış kaynak kullanımını işletmelerin bazı faaliyetlerini, süreçlerini veya hizmetlerini uzman dış tedarikçilere devretmesi olarak ele almaktadır. Temel amaç; maliyetleri azaltmak, uzmanlığa erişmek, esnekliği artırmak ve işletmenin kendi temel yetkinliklerine odaklanmasını sağlamaktır. Bununla birlikte dış kaynak kullanımı yalnızca maliyet odaklı bir karar değil; faaliyetlerin stratejik önemi, işletmenin göreli yetenek düzeyi, tedarikçiye bağımlılık ve rekabet avantajı üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilmelidir.

    Bölümde dış kaynak kullanım türleri, yerel ve uluslararası tedarik seçenekleri ile Quinn–Hilmer, Venkatesan, Olsen–Ellram ve McIvor gibi karar modelleri açıklanmaktadır. Karar sürecinde önce faaliyetin işletme için kritik olup olmadığı, ardından işletmenin bu faaliyetteki yeterliliği ve uygun tedarikçi seçenekleri analiz edilmelidir. Dış kaynak kullanımı maliyet, hız, uzmanlık ve odaklanma avantajları sağlayabilir; ancak kontrol kaybı, bilgi sızıntısı, tedarikçiye aşırı bağımlılık, kalite sorunları ve temel yeteneklerin zayıflaması gibi riskler de taşır. Sonuç olarak başarılı bir dış kaynak kullanımı için kararın işletme stratejisiyle uyumlu olması, performansın sürekli ölçülmesi ve tedarikçi ilişkisinin etkin biçimde yönetilmesi gerekir.

  • |

    YETKİNLİĞE DAYALI İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ VE ÜNİVERSİTE GENEL SEKRETERLERİ

    Genel olarak bireyin belirli bir işte yüksek performans gösterebilmesi için sahip olması gereken bilgi,beceri ve kişisel özelliklerin bir bütünü olarak ifade edilen yetkinlik terimi son yıllarda örgütliteratüründe özellikle de insan kaynakları alanında oldukça önemli bir kavram haline gelmiştir.Çalışmada, bilginin kuramcısı olan üniversitelerde, son zamanlarda sayıları giderek artmaya başlayanAkademisyen Genel Sekreterlerden yola çıkarak Yönetim Hizmetleri Örgütünün (idari teşkilat) en üstyöneticisi durumundaki Genel Sekreter konumu için gerekli olan yetkinliklerin neler olabileceği veüniversitelerdeki mevcut durum incelenmiştir. Yetkinliğe Dayalı İnsan Kaynakları Yönetimine göre birüniversite Genel Sekreterinin üniversite yönetimi ve idari birimlerin iş süreçleri hakkında bilgi sahibiolması, idari birimlerin iş süreçlerinin daha iyi ve daha kolay nasıl yapılabileceğini önerebilecekdüzeyde teknik bilgi ve beceri sahibi olması (hangi durumda hangi ihale tekniğini kullanılabileceği,öğrenci kulüplerinin işleyişi, birimlerin örgütlenmesi, İK politikaları, mali politikalar, performansdeğerlendirme, örgütsel davranış, planlama, vb.) ve tecrübe sahibi olması (3 yıl öğrenci işlerinde, 2 yılpersonel işlerinde, vb.) gerektiği değerlendirilmektedir. Ayrıca, idari iş süreçlerinin yerinegetirilmesinde ilgili yöneticileri ve personeli anlayan, destekleyen ve motive eden bir tavır/tutumiçerisinde olması ve başarının anahtarının Genel Sekreterin liderliğinde gelebileceğini bilerektakipçilerini etkilemesi (Yönetsel Yetkinlik göstermesi) beklenmektedir. Çalışma kapsamında Kasım2021 – Şubat 2022 döneminde (4 aylık bir araştırma evresi) dokuman analizi yöntemi ile yükseköğretimkurumlarının web siteleri incelenmiş ve üniversitelerde görev yapan Genel Sekreterlerin %34,7’sinin(69 üniversite) Akademisyen olduğu tespit edilmiştir. Bu durum devlet üniversiteleri ve vakıfüniversiteleri açısından ayrı ayrı incelendiğinde ise devlet üniversitelerinde bu oran %40’a yükselirkenvakıf üniversitelerinde ise %25’e düşmektedir. Tam zamanlı mesai gerektiren bir görev olan veüniversitelerdeki bütün idari teşkilatı yönetmesi gereken Genel Sekreterlik görevinin aynı zamanda dersyükümlülüklerini yerine getiren, idari süreçlerle ilgili tecrübesi, bilgisi ve yetkinliği olmayan ancakyürüttüğü akademisyenlik mesleği açısından üst düzey yetkinlik elde etmiş akademisyenler tarafındanyürütülmesi, üniversitelerde idari teşkilatların performansını negatif etkileyerek olumsuz sonuçlardoğurabilecektir. Ayrıca, akademik göreve ek olarak tedviren görevlendirmelerle (2547 sayılı Kanun’un13 b/4 maddesi gereğince) Genel Sekreterlik görevinin yürütülmesi Sayıştay raporlarında belirtildiğiüzere yasalara uygun değildir.

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE’DEKİ DEĞİŞİMİ

    Değişen çevre koşulları ve bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler otomotiv sektöründe şiddetli bir rekabete yol açmıştır.
    Bu değişim otomotiv firmalarının ve lider otomotiv üreticisi ülkelerin faaliyetlerini gözden geçirmesine ve radikal kararlar
    almasına neden olmuştur. Türkiye otomotiv endüstrisi de bu değişimden etkilenmekte ve gelişmektedir. Bu çalışmada,
    son yıllarda yerli otomobil üretme çalışmalarına hız veren Türkiye’nin, otomotiv sektöründeki gelişimi ve değişimi ile
    dünya otomotiv pazarındaki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkileri ve Türk halkının otomotiv pazarındaki satın alma tercihleri incelenmeye çalışılmıştır.

  • | |

    Whistleblowing (Kavramsal İnceleme)

    Kitap bölümü, “ispiyonculuk”, “gammazlık”, “jurnalleme”, “ajanlık”, “muhbirlik” gibi birçok olumsuz anlamlı kelime ile ilişkilendirilmeye ve çağrıştırılmaya çalışılan Whistleblowing davranışının dünyadan ve Türkiye’den örneklerle son yasal düzenlemeler çerçevesinde kapsamlı bir analizini sunmaktadır. İnceleme; Whistleblowing Kavramı, Whistleblowingin Boyutsal Sınıflandırması, Whistleblowingi Etkileyen Faktörler, Whistleblowing Sürecinin Aşamaları, Dünyadan ve Türkiye’den Whistleblowing Vakaları, Whistleblowing ve Etik, Whistleblowing İle İlgili Yasal Düzenlemeler bölümlerini içermektedir. Sonuç kısmında ise, Türk Yönetim literatüründe Whistleblowing kavramının Türkçe karşılığı olarak “Etik Bildirim” teriminin kullanılması önerilmektedir.

  • | |

    Üniversitelerin Kalite Süreçleri Hakkında Öneriler

    Çalışma, üniversitelerin YÖKAK kurumsal akreditasyon süreçlerinde yalnızca rapor hazırlamaya değil, izleme, iyileştirme ve kanıta dayalı bütünleşik bir kalite yönetim sistemi kurmaya odaklanmaları gerektiğini savunmaktadır. Tam akreditasyon için süreçlerin kurum genelinde uygulanması, düzenli olarak izlenmesi, iyileştirilmesi ve PUKÖ döngüsünün kapatıldığının belgelenmesi temel gereklilikler olarak öne çıkarılmaktadır.

    Bu kapsamda; öğrenme ve öğretme merkezi ile bilimsel yayın destek birimi kurulması, uzman personelden oluşan güçlü bir kalite birimi oluşturulması, program akreditasyonlarının ve yönetim sistemi sertifikalarının yaygınlaştırılması, entegre kalite yazılımı kullanılması, paydaş katılımının karar süreçlerine yansıtılması, şikâyet ve öneri mekanizmalarının sistemleştirilmesi, liderlik yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapılan tüm iyileştirmelerin kanıtlarla izlenmesi önerilmektedir. Çalışmanın temel sonucu, üniversitelerde kalite güvencesinin parçalı uygulamalarla değil, tüm birimleri ve süreçleri kapsayan kurumsal bir sistem olarak yönetilmesi gerektiğidir.

  • | | |

    Yeni Kurumsal Kuram Argümanlarıyla Türk Yükseköğretim Sisteminde Kalite Yönetiminin Benimsenmesi Üzerine Teorik Model Çalışması

    Bu çalışma, keşif araştırmalarında teoriler geliştirmek için kullanılan kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli (PLS-SEM)
    kullanılarak, yükseköğretimde kalite yönetimi alanında son yıllarda meydana gelen dünya çapındaki gelişmeler karşısında Türk
    yükseköğretim sisteminde yaşanan benzer gelişmelerin analizine yönelik olarak kurumsal kuram paradigmaları ile teorik bir model
    keşfedebilmeyi amaçlamaktadır. Oluşturulan model ile Türk yükseköğretim sisteminde hangi çevresel baskı mekanizmalarının kalite
    yönetiminin benimsenmesine etki ettiği, yükseköğretim kurumlarının karar verme tarzlarında ne tür eğilimlerde bulunulduğu, kalite
    yönetiminin nasıl uygulandığı ve uygulama biçiminden hareketle kalite yönetiminin nasıl benimsendiği arasındaki teorik ilişki Türkiye
    bağlamında keşfedilmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modelinin analizinde; zorlayıcı baskı mekanizmalarının endojen değişkenler
    üzerindeki etkisi istatistiki olarak anlamlı bulunmazken, öykünmeci baskı mekanizmalarının uyarak uygulama biçimi üzerinde negatif
    etkiye sahip olduğu (β= -0,286; T: 2,252), normatif baskı mekanizmalarının ise uyarak uygulama biçimi üzerinde pozitif etkiye sahip
    olduğu (β= 0,428; T: 3,952) ve her iki etkinin de istatistiki olarak anlamlı (P < 0,05) olduğu görülmüştür. Ayrıca, baskı mekanizmaları
    ile karar verme tarzı, karar verme tarzı ile uygulama biçimi ve uygulama biçimi ile karar verme tarzı arasında anlamlı istatistiki ilişki
    bulunamamıştır. Çalışma, kurumsal kuram literatürünü doğrulayıcı bir şekilde, Türk yükseköğretim sisteminde kalite yönetiminin
    normatif baskı mekanizmalarının etkileriyle normatif-törensel olarak benimsendiği sonucuna ulaşılan bir PLS-SEM yol modelini ortaya
    çıkarmaktadır.