| |

KÜRESEL VE ÇOK KÜLTÜRLÜ LİDERLİKTE KÜLTÜREL ZEKÂ: BİBLİYOMETRİK BİR ANALİZ

Çalışmanın amacı, kültürel zekâ (CQ) ve küresel/çok kültürlü liderlik konusundaki akademik araştırmalarıkapsamlı bir bibliyometrik analizle incelemektir. Küreselleşen iş dünyasında, liderlerin farklı kültürelortamlarda etkili iletişim kurma, uyum sağlama ve yönetme becerileri giderek daha kritik hale gelmektedir.Kültürel zekâ, bireylerin farklı kültürlere uyum sağlama ve karar alma süreçlerini anlamak için önemli birkavramsal çerçeve sunmaktadır. Çalışmada, Web of Science veri tabanından elde edilen veriler bibliyometrikanaliz yöntemiyle RStudio programında bibliometrix paketleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilenbulgular, kültürel zekânın küresel liderlikte önemli bir rol oynadığını ve çok kültürlü ortamlarda liderlerinetkinliğini artırdığını göstermektedir. Kültürel zekâ, liderlerin farklı kültürel bağlamlarda etkili iletişim kurma,uyum sağlama ve liderlik yapma yeteneklerini geliştirmektedir. Analiz sonuçları, kültürel zekâ ve küreselliderlik konularında yapılan araştırmaların son yıllarda arttığını ve bu alandaki çalışmaların giderek daha fazlaönem kazandığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, kültürel zekâ, küresel liderlik bağlamında kritik bir roloynamakta ve örgütsel başarı için vazgeçilmez bir yetkinlik olarak öne çıkmaktadır.

Cite / Alıntı: Sabır Taştan, N. (2025). Küresel ve Çok Kültürlü Liderlikte Kültürel Zekâ: Bibliyometrik Bir Analiz. Uluslararasıİktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi, 49, 247-270. https://doi.org/10.18092/ulikidince.1688205

Similar Posts

  • |

    Harmonisation of Cooperative Legal Frameworks from Global Principles to National Regulations in the Context of Governance – Proceeding

    Bildiri, kooperatiflerin üyelerince sahip olunan ve yönetilen, ortak ihtiyaçları karşılamaya yönelik demokratik örgütler olduğunu vurgulamaktadır. Kooperatiflerin ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkısı; karşılıklı yardımlaşma, ortak yarar ve her üyenin yönetime eşit katılımı ilkelerine dayanmaktadır.

    Çalışmada, küreselleşme sürecinde ulusal kooperatif mevzuatının Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kooperatifler Birliği gibi kuruluşların geliştirdiği uluslararası standartlarla uyumlu hâle getirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Türkiye’de kooperatiflerin hukuki yapısının başlıca Türk Ticaret Kanunu ve 1969 tarihli Kooperatifler Kanunu tarafından düzenlendiği; mevcut sistemin dayanışmayı kâr maksimizasyonundan üstün tuttuğu belirtilmektedir.

    Bununla birlikte belge analizi, Türk kooperatif mevzuatının uluslararası standartlarla tam uyum sağlayamadığını göstermektedir. Özellikle çıkar çatışmaları, yönetişim yapılarındaki yetersizlikler ve denetçilerin ortaklar arasından genel kurul tarafından seçilmesinin denetim bağımsızlığını zayıflatması önemli sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak kooperatiflerin sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümeye daha etkili katkı sunabilmesi için mevzuatın sürekli güncellenmesi, yönetişim yapılarının güçlendirilmesi ve denetim sisteminin daha bağımsız hâle getirilmesi önerilmektedir.

  • |

    ÜNİVERSİTE İDARİ TEŞKİLATLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI

    Yükseköğretim kurumlarının Yönetim Örgütü (idari teşkilat) Genel Sekreterlik (bir Genel Sekreter ile en çok iki Genel Sekreter Yardımcısı), Daire Başkanlıkları (Yapı İşleri ve Teknik, Personel, Strateji, Öğrenci İşleri, Sağlık-Kültür ve Spor, Kütüphane ve Dokümantasyon, Bilgi İşlem, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlıkları), Hukuk Müşavirliği, Hastane Başmüdürlüğü ve Fakülte/Enstitü/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu idari teşkilatlarından oluşmaktadır. 1983 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye göre Genel Sekreter, üniversite idari teşkilatının başıdır ve bu teşkilatın çalışmasından mali ve idari olarak üniversiteyi yönetmekle sorumlu olan İta Amiri olan Rektöre karşı sorumludur. 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile İta Amirliği kaldırılmış, Harcama Yetkilisi tanımı çerçevesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak belirlenmiştir. Bu gelişmelerle üniversitelerin idari teşkilatı, yöneticilerin yetkileri açısından yeniden dizayn edilmiştir. Buna göre; Dekanlıklar, Müdürlükler, Daire Başkanlıkları ve Genel Sekreterlik birimleri ayrı ayrı harcama birimlerine dönüşmüşlerdir. Yani Genel Sekreter, Daire Başkanları, Hukuk Müşaviri, Fakülte Dekanları ve Enstitü/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu Müdürleri kendi birimlerinin en üst yöneticisi sıfatıyla harcama yetkilisi olarak kanun karşısında sorumlu olmuşlardır. İlgili Kanunla Rektöre, tüm üniversitenin üst yöneticisi olarak sistemin işleyişi konusunda belirleme, gözetim ve denetim görev ve sorumluluğu verilirken Genel Sekreter ise tüm idari teşkilatın başı olmasına rağmen sadece Genel Sekreterlik biriminin bütçesinden sorumlu olmuştur. Yönetim Bilimi literatürüne göre gerek “örgütleme” gerekse “yürütme” fonksiyonlarının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi yetkinin varlığına bağlıdır. Yetkiyi anlamlı kılan unsurlardan biri de şüphesiz ki güçtür. Bu çerçevede, 2003 yılında başlayan süreçle birlikte üniversite idari teşkilatlarındaki yapıda, mali olarak tam yetkili olan Daire Başkanlıkları ve Dekanlara tabi olan birim sekreterleri karşısında, Genel Sekreterlik koordinasyon görevi gören törensel bir konuma dönüşmüş, üniversitelerin idari teşkilat yapısı ise yetki ve güç orantısızlığı çerçevesinde çatışmaların yaşandığı hantal ve karmaşık bir yapı halini almıştır. Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un getirdiği zorunlulukların üniversitelerde uygulanmasıyla meydana gelen teşkilat yapılarındaki değişiklikler nedeniyle personelin verimli kullanılmasının engellendiği değerlendirilmektedir. Çalışmada, bu karmaşıklığı ve hantallığı ortadan kaldıracak şekilde küçülme odaklı yaklaşımlara (kademe azaltma, güçlendirme, yalın yönetim anlayışı, vb.) uygun olarak daha küçük ve esnek bir yönetim örgütü modeli önerilmektedir

  • | |

    Yönetim Bilimlerinde Akıllı Şehir Araştırmaları: Web of Science ve Scopus Veri Tabanlarına Dayalı Bir Bibliyometrik Analiz

    Çalışma; yönetim ve işletme bilimleri çerçevesinde akıllı şehir kavramının dinamik ve disiplinler arası yapısını, bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektedir. Araştırmanın temel probleminde, yalnızca tek bir veri tabanına (Web of Science veya Scopus) dayalı önceki çalışmaların kapsamlı bir görünüm sunamadığı, bu nedenle her iki veri tabanının entegre edilerek analiz yapılmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Kuramsal altyapı, akıllı şehirlerin teknoloji,…

  • | |

    Kalite Yöneticilerinin Gözünden Yükseköğretimde Kalite Çalışmalarının Nedenleri

    Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki ulusal kalite güvence ajansıdır. 2015 yılında kurulan YÖKAK, yükseköğretim kurumlarının dış değerlendirmesini yapmak, akreditasyon kurumlarının yetkilendirme ve tanıma süreçlerini koordine etmek ve Kalite Güvencesi kültürünün yükseköğretim kurumlarında içselleştirilmesini ve yayılmasını sağlamakla sorumludur. Çalışmada, yükseköğretim kurumlarında kalite yönetiminin uygulanmasından sorumlu en üst düzey yöneticilerin YÖKAK’ın ve görev yaptıkları kurumun…

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜ 2017-2023: KÜRESEL BİR ANALİZ VE TÜRKİYE

    Otomotiv endüstrisi, küresel ekonomide kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmada, 2017 yılından itibaren otomotiv sektörünün karşılaştığı temel değişiklikler ve zorluklar araştırılarak, bunların hem küresel piyasa hem de Türk otomotiv endüstrisi için etkileri analiz edilmektedir. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden doküman analiz yöntemi kullanılarak Forbes Global 2000 Dünyanın En Büyük Şirketleri listesindeki otomotiv firmalarının durumu değerlendirilmekte, 2017, 2018,…

  • | |

    İnsan Kaynakları Yönetiminin Örgütsel Performans Üzerindeki Etkileri ve Türkiye Kaynaklı Araştırmaların Betimsel İçerik Analizi

    Çalışmada, stratejik insan kaynakları yönetiminin örgütsel performans üzerindeki etkilerini ele alan Türkiye kaynaklı 31 tez ve 14 makale olmak üzere toplamda 45 araştırma bir nitel araştırma yöntemi olan betimsel içerik analiz yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında makaleler için DergiPark ve TRDizin bilimsel veri tabanları, tezler için ise YÖK Tez Merkezi portalında bulunan yayınlar ele alınmıştır. Araştırmaya dâhil edilen tez ve makaleler altı bölümden oluşan bir çalışma sınıflandırma formuna işlenerek toplanmıştır. Bulguların raporlaştırılmasında grafiklerden ve yüzde ve frekans tablolarından yararlanılarak bulgular betimsel olarak yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları, alanda yapılan çalışmaların tamamına yakınında nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığını, geriye kalan az bir kısmında ise karma yöntemlerin tercih edildiğini ve hiçbir araştırmanın nitel yöntemlerden yararlanmadığını göstermektedir. Bir diğer önemli bulgu ise insan kaynakları yönetiminin örgütsel performans üzerindeki etkisinin incelendiği çalışmalarda, İKY’nin örgütsel davranış konuları başta olmak üzere birçok konu ile ilişkili olduğunun görülmesidir.