| |

Örgütleri Anlamak: Düşünce, Kuram, Bağlam Çerçevesi̇

Örgüt kuramı, örgütsel dinamiklerin karmaşıklığını ve bunların çeşitli sektörler üzerindeki etkilerini anlamak için kritik bir çerçevedir. Örgütler küreselleşmenin, teknolojik gelişmelerin ve değişen toplumsal beklentilerin yarattığı zorluklarla giderek daha fazla mücadele ettikçe, örgüt kuramının önemi de artmaktadır. Bu teorik çerçeve yalnızca örgütlerin yapısal ve davranışsal yönlerine ilişkin içgörüler sağlamakla kalmaz, aynı zamanda örgütlerin çevrelerine ve içinde faaliyet gösterdikleri daha geniş sosyo-ekonomik bağlama nasıl uyum sağladıklarının daha derinlemesine anlaşılmasını da kolaylaştırır. Örgüt kuramının günümüzdeki öneminin başlıca nedenlerinden biri, organizasyonların çok yönlü doğasını ele alma kabiliyetidir. Örgüt kuramı hem akademisyenler hem de uygulayıcılar için küreselleşmiş bir dünyada örgütlerin davranışının karmaşıklığını analiz etmelerini ve yorumlamalarını sağlayan hayati bir araç olarak hizmet etmektedir. Ayrıca, dijital teknolojilerin ortaya çıkışı, örgüt kuramının önemini daha da artırmaktadır. Hızlı teknolojik değişimle anılan bir çağda, kuruluşlar dijital yeniliklerden etkin bir şekilde faydalanmak için yapılarını ve süreçlerini yeni gerekliliklere göre uyarlamalıdır. Diğer taraftan, örgütsel uygulamalarda sosyal sorumluluk ve etik hususlara yapılan vurgunun artması, güncel zorlukların ele alınmasında örgüt kuramının önemini de vurgulamaktadır. Örgütler sürdürülebilirlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi konularla boğuşurken, örgüt kuramından elde edilen içgörüler karar alma süreçlerine rehberlik edebilir ve etik davranışa öncelik veren örgüt kültürlerini şekillendirebilir. Ek olarak, örgütlerin küresel olarak birbirine bağlı olması, kültürel, siyasi ve ekonomik faktörlerin örgütsel davranışı nasıl etkilediğinin kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını gerektirmektedir. Sonuç olarak, örgütler benzeri görülmemiş zorluklar ve fırsatlarla karşı karşıya kaldıkça, örgüt kuramından elde edilen içgörüler, örgütleri analiz etmek ve anlamak için hayati bir mercek sağlamaktadır. Teori ve pratik arasındaki boşluğu dolduran örgüt kuramı, akademisyenleri ve uygulayıcıları modern örgütsel yaşamın karmaşıklıklarını aşmak için gerekli araçlarla donatmakta ve nihayetinde daha etkili ve sorumlu örgütsel uygulamalara katkıda bulunmaktadır. Örgüt kuramı üzerine olan bu kitap hem temel kavramları hem de günümüzde örgütlerin karşılaştığı çağdaş zorlukları ele alarak alanın kapsamlı bir incelemesini sağlamak üzere yapılandırılmıştır. Kitabın organizasyonu, teorik temelleri mantıksal bir ilerlemeyle kolaylaştırıcı şekilde anlamak üzere tasarlanmış olup okuyucuların örgüt kuramının karmaşıklığını sistematik bir şekilde kavrayabilmelerini sağlamaktadır. Kitap, her biri örgüt kuramının farklı bir yönüne odaklanan on dört bölüme ayrılmıştır. Birinci bölüm örgüt kuramına genel bir bakış sunmaktadır. 2. bölümde yönetim düşüncelerine kısaca değinilmekte, 3. bölümden itibaren koşul bağımlılık kuramından başlayarak sırasıyla kaynak bağımlılığı kuramı, örgütsel ekoloji kuramı, örgüt iktisadı kuramı, ağ düzeneği kuramı, yeni kurumsal kuram, eleştirel kuram ve postmodern örgüt kuramı ele alınmaktadır. 11. bölümde örgüt kuramlarının kısa bir karşılaştırılması yapılırken, 12. bölümde örgüt kuramlarının anlaşılmasında bağlamlar, 13. bölümde örgütsel değişim ve gelişim ve 14. bölümde küreselleşme, uluslararası yönetişim ve uluslararası örgütler bölümleri yer almaktadır. Kitabın yazımında, “teori – kuram” kavramları ilgili literatürle uyumlu olması açısından birbirinin yerine kullanılmıştır. Aynı şekilde “organizasyon – örgüt” kavramlarının kullanımında da genel olarak “örgüt” kavramının kullanılmasına özen gösterilmiştir. 

Cite / Alıntıla: Sabır Taştan, N. & Taştan, K. (2024). Örgütleri Anlamak: Düşünce, Kuram, Bağlam Çerçevesi̇. Eğitim Yayınevi.

Similar Posts

  • |

    Outsourcing (Dış Kaynak Kullanımı)

    Kitap bölümü, dış kaynak kullanımını işletmelerin bazı faaliyetlerini, süreçlerini veya hizmetlerini uzman dış tedarikçilere devretmesi olarak ele almaktadır. Temel amaç; maliyetleri azaltmak, uzmanlığa erişmek, esnekliği artırmak ve işletmenin kendi temel yetkinliklerine odaklanmasını sağlamaktır. Bununla birlikte dış kaynak kullanımı yalnızca maliyet odaklı bir karar değil; faaliyetlerin stratejik önemi, işletmenin göreli yetenek düzeyi, tedarikçiye bağımlılık ve rekabet avantajı üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilmelidir.

    Bölümde dış kaynak kullanım türleri, yerel ve uluslararası tedarik seçenekleri ile Quinn–Hilmer, Venkatesan, Olsen–Ellram ve McIvor gibi karar modelleri açıklanmaktadır. Karar sürecinde önce faaliyetin işletme için kritik olup olmadığı, ardından işletmenin bu faaliyetteki yeterliliği ve uygun tedarikçi seçenekleri analiz edilmelidir. Dış kaynak kullanımı maliyet, hız, uzmanlık ve odaklanma avantajları sağlayabilir; ancak kontrol kaybı, bilgi sızıntısı, tedarikçiye aşırı bağımlılık, kalite sorunları ve temel yeteneklerin zayıflaması gibi riskler de taşır. Sonuç olarak başarılı bir dış kaynak kullanımı için kararın işletme stratejisiyle uyumlu olması, performansın sürekli ölçülmesi ve tedarikçi ilişkisinin etkin biçimde yönetilmesi gerekir.

  • | |

    Yönetim ve Organizasyon Araştırmaları İçin SmartPLS Uygulamalı PLS-SEM (Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli)

    Yönetim ve Organizasyon araştırmalarının en önemli analiz yöntemlerinden birisi olan Yapısal Eşitlik Modeline yeni bir bakış açısı getiren Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) ölçüm ve yapısal teorisi hakkında temel bilgi sağlayan bu kitap, derinlemesine hiçbir istatistik bilgisine gerek duyulmadan PLS-SEM yönteminin nasıl uygulanacağını, PLS-SEM kullanarak yol modellerinin nasıl belirleneceğini ve tahmin edileceğini ve PLS-SEM analiz sonuçlarının nasıl değerlendirileceğini ele alan kavramsal bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu kavramsal çerçeve ise PLS-SEM analizlerinde en çok tercih edilen yazılım olan SmartPLS 3 kullanılarak Yönetim ve Organizasyon alanında örnek bir uygulamanın analizi ile desteklenmektedir.

  • | | |

    UZAKTAN ÇALIŞMA ÖRGÜTLENMESİ

    Küresel Covid-19 pandemisi, neredeyse tüm örgütlerin hızlı ve
    beklenmedik bir şekilde uzaktan çalışmaya yönelmesine neden olmuştur.
    Gelecek yıllarda da örgütlerin pandemi öncesi temel seviyelerine göre
    uzaktan çalışmada bir artış yaşayacağı ve uzaktan çalışmayı yönetmenin ve
    örgütlemenin örgütlerin karşılaşacağı en büyük zorluklardan olacağı tahmin
    edilmektedir. Bu yeni durum karşısında, örgütler, “Tamamen Uzaktan”,
    “Kısmen Uzaktan” ve “Hibrit Uzaktan” çalışma modellerinden kendileri için
    uygun olan çalışma modelini belirleyerek uzaktan çalışmayı nasıl
    örgütleyeceklerine karar vermeli, iletişim/ekip stratejilerini belirlemeli ve
    uzaktan çalışmanın örgütlenmesinde hangi politika ve uygulamaların gözden
    geçirilmesi gerektiğini ele almalıdır. Bilinçli olarak kendilerini uzaktan
    çalışmaya hazırlayan örgütler, kendilerine uygun geliştirilmiş politikalar ve
    yönetim uygulamaları ile rekabet avantajı sağlayabileceklerdir. Uzaktan
    çalışmanın örgütlenmesinde; çalışan hakları, iş yükü ve performans
    standartları, yasal koruma durumu, sağlık ve güvenlik, eğitime erişim, vb.
    bütün konularda ofiste çalışma ile aynı yükümlülüklerin geçerli olduğu
    unutulmamalıdır.

  • | |

    Yeni Kurumsal Kuram- Sosyal Bilimlerin Yeni Evrensel Dili

    Sosyal bilimlerin hızla büyüyen alanlarından biri olan Yeni Kurumsal Kuram gerek kuramın teorisyenleri tarafından gerekse diğer örgüt kuramcıları tarafından eleştiriler alarak gelişen, eleştirileri zenginlik sayan ve kurumlaşmayı yeniden ele alarak kendi kurumsallaşmasını sağlamaya çalışan kapsayıcı bir paradigma ortaya koymaktadır. Kuramın, istikrarlı ve tekrar eden davranışları kurum olarak tanımlama eğilimi bu kapsayıcılığın en önemli sağlayıcısıdır.
    Kurumsal Kuramın bugünkü bakış açısını temsil eden Yeni Kurumsal Kuram, kendisinden önce gelen bütün kuramlardan daha genel ve kapsamlı olmasının yanı sıra diğer bütün örgüt kuramlarıyla birlikte çalışmalar yapılmasını sağlayacak özgün savlara sahiptir.
    Kuram, örgütsel bağlamı her araştırma için yeniden ele alarak kurum kavramını, kurumsallaşmayı, kurumsal değişimi, çeşitliliği, eşbiçimliliği, bunların nedenlerini, aktörleri, vb. örgütlerle ilgili her türlü olguyu her araştırmada yeniden açıklamaya çalışarak araştırmacılara yön vermektedir.

  • | |

    Strategic Responses to Quality Management in Turkish Higher Education

    Çalışmada, kuruluşların kendilerine uygulanan uygunluğa/uymaya (conformity) yönelik kurumsal baskılar sonucunda ortaya koydukları farklı stratejik tepkileri belirlemek ve alternatif stratejilerin oluşumunu tahmin etmek için
    geliştirilmiş olan Yeni Kurumsalcı bir ön kavramsal çerçeve takip edilmiştir. Bu kapsamda, Yeni Kurumsalcı bakış
    açısıyla Türk yükseköğretiminde kalite yönetiminin benimsenmesi için yapılan normatif baskılar karşısında hangi
    stratejik tepkilerin verildiği (uyma, karşı koyma, manipülasyon) belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada SmartPLS
    yazılımı ile Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) algoritmaları uygulanmıştır. Bulgular, Türk
    yükseköğretiminde kalite yönetiminin benimsenmesi için kurumsal baskılardan gelen normatif baskıya karşı
    “uyma” stratejik tepkisinin ve mimetik baskıya karşı “manipülasyon” stratejik tepkisinin verildiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçlardan Türk yükseköğretiminde kalite yönetiminin benimsenmesine yönelik normatif baskılar karşısında yükseköğretim kurumlarının uyma stratejik tepkisi vermeleri, normatif baskının
    yükseköğretimde kaliteyi tesis etmek için önemli bir araç olduğunu kanıtlayan bir gösterge olarak karşımıza
    çıkmaktadır. Bu durum, kalite yönetiminin ulusal bazda sistemsel olarak kurulması çalışmalarında başarının yakalandığına işaret etmektedir. Avrupa Yükseköğrenim Alanında Kalite Güvencesi Standartları ve Yönergeleri
    (ASY)’ne uygunluk, Türk yükseköğretimine başarı getirirken, Türkiye’nin yükseköğretim alanında Avrupa ile entegrasyonunu tamamlamasını sağlamaktadır.

  • |

    Cooperatives from the Perspective of New Institutional Theory – Proceeding

    Çalışma, kooperatifleri demokratik yönetişim yoluyla toplumsal refah ve ekonomik adaleti destekleyen özgün örgütler olarak ele almaktadır. Yeni kurumsal kuram çerçevesinde kooperatiflerin hem yasal düzenlemeler, politikalar ve sözleşmeler gibi biçimsel; hem de normlar, kültürel değerler ve güven gibi biçimsel olmayan kurumsal baskılardan etkilendiği vurgulanmaktadır.

    Kooperatifler bir yandan eşitlik, dayanışma ve üye odaklılık gibi temel değerlerini korumaya, diğer yandan piyasa ve düzenleyici çevreye uyum sağlamaya çalışır. Bu süreçte izomorfizm, meşruiyet ve kurumsal girişimcilik mekanizmaları önem taşır. Metin ayrıca güvenin, kurumlar arası iş birliğinin ve topluluk katılımının kooperatiflerin sürdürülebilir kalkınmaya, sosyal sermayeye ve toplumsal dönüşüme katkısını güçlendirdiğini savunmaktadır. Sonuç olarak kooperatiflerin gelişimi için hukuki çerçevenin güçlendirilmesi, yönetişimin profesyonelleştirilmesi ve toplumsal katılımın artırılması gerektiği belirtilmektedir.