Hegomanya Teorisi

  • | |

    YÜKSEKÖĞRETİMDE KALİTEYE ULAŞMADA SİSTEMSEL BİR SORUNA ELEŞTİREL BAKIŞ: HER AKADEMİK YÜKSELMEDE YENİDEN ATANMA ZORUNLULUĞU

    Son yıllarda, akademik işe alım ve yükseltmelerle ilgili yayımlanan ilanlarda işe alınmak ya da yükseltilmek
    istenen personelin “akademik yetkinliğini” tanımlayan açıklamalara yönelik eleştiriler oldukça fazlalaşmıştır.
    Bu durum üniversitelerin toplum nezdindeki kurumsal itibarına gölge düşürmektedir. Bu olumsuz durumla
    birlikte, hak ettiği her akademik unvanda “ilk defa atanan bir akademisyenin yaşadığı tüm süreçleri” defalarca
    yeniden yaşayan akademisyenlerin maruz kaldıkları baskı, belirsizliğin getirdiği kaygılar, ekonomik kayıplar
    ve yaşanılan stres ise akademisyenlerin performansına ve üniversitelerin verimliliğine olumsuz etkilerde
    bulunabilmektedir. Bu çalışmada, mesleğe ilk girişten itibaren hak ettiği akademik unvanların kadrosunu
    alabilmek için her seferinde yeniden kadro ilan edilmek ve yeniden atanmak zorunda kalan (yada kadro ilan
    edilmediği için yükseldiği kadroya atanamayan) akademisyenlerin durumu yükseköğretimde kalite yönetimi
    ölçütleri ve eleştirel kuram çerçevesinde değerlendirilmekte, eleştirel kuramın hegomanya teorisi çerçevesinde
    yükselmelerin akademisyenler üzerinde kurulan bir hakimiyete dönüştüğü tespiti yapılmakta ve akademik
    yükseltme konusunun yol açtığı sorunlar irdelenmektedir. Çalışmada, üniversite kadrolarına bir kez atanan bir
    öğretim elemanının unvanı ne olursa olsun her akademik yükselmesinde, yükselme ile doğru orantılı, eş
    zamanlı ve sistematik olarak, herhangi bir uygun görme ya da ilan şartına gerek olmadan, yükseldiği kadroya
    atanması önerilmektedir.