| |

Üniversitelerin Kalite Süreçleri Hakkında Öneriler

Çalışma, üniversitelerin YÖKAK kurumsal akreditasyon süreçlerinde yalnızca rapor hazırlamaya değil, izleme, iyileştirme ve kanıta dayalı bütünleşik bir kalite yönetim sistemi kurmaya odaklanmaları gerektiğini savunmaktadır. Tam akreditasyon için süreçlerin kurum genelinde uygulanması, düzenli olarak izlenmesi, iyileştirilmesi ve PUKÖ döngüsünün kapatıldığının belgelenmesi temel gereklilikler olarak öne çıkarılmaktadır.

Bu kapsamda; öğrenme ve öğretme merkezi ile bilimsel yayın destek birimi kurulması, uzman personelden oluşan güçlü bir kalite birimi oluşturulması, program akreditasyonlarının ve yönetim sistemi sertifikalarının yaygınlaştırılması, entegre kalite yazılımı kullanılması, paydaş katılımının karar süreçlerine yansıtılması, şikâyet ve öneri mekanizmalarının sistemleştirilmesi, liderlik yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapılan tüm iyileştirmelerin kanıtlarla izlenmesi önerilmektedir. Çalışmanın temel sonucu, üniversitelerde kalite güvencesinin parçalı uygulamalarla değil, tüm birimleri ve süreçleri kapsayan kurumsal bir sistem olarak yönetilmesi gerektiğidir.

https://turmr.com/index.php/turmr/article/view/19

Cite / Alıntıla

Taştan, K., & Sabır Taştan, N. (2022). Üniversitelerin Kalite Süreçleri Hakkında Öneriler. Turkish Management Review1(1), 78–81. https://doi.org/10.5281/zenodo.7486605

Similar Posts

  • | |

    YÜKSEKÖĞRETİMDE KALİTEYE ULAŞMADA SİSTEMSEL BİR SORUNA ELEŞTİREL BAKIŞ: YÖK VE ÜAK’IN YAPISINDA PAYDAŞLARIN TEMSİL EDİLMEMESİ

    Paydaş Katılımı yükseköğretimde kalite yönetimi açısından oldukça önemli konuların başında gelmektedir. Avrupa Yükseköğretim Alanında Kalite Güvencesi Standartları ve Yönergeleri dikkate alınarak hazırlanan YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme ve Akreditasyon Ölçütleri’nin Liderlik, Yönetim ve Kalite başlıklı ilk bölümünde Paydaş Katılımı 4. Ölçüt olarak karşımıza çıkmaktadır. Ölçüte göre yükseköğretim kurumları iç ve dış paydaşlarının stratejik kararlara ve süreçlere…

  • |

    ÜNİVERSİTE İDARİ TEŞKİLATLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI

    Yükseköğretim kurumlarının Yönetim Örgütü (idari teşkilat) Genel Sekreterlik (bir Genel Sekreter ile en çok iki Genel Sekreter Yardımcısı), Daire Başkanlıkları (Yapı İşleri ve Teknik, Personel, Strateji, Öğrenci İşleri, Sağlık-Kültür ve Spor, Kütüphane ve Dokümantasyon, Bilgi İşlem, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlıkları), Hukuk Müşavirliği, Hastane Başmüdürlüğü ve Fakülte/Enstitü/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu idari teşkilatlarından oluşmaktadır. 1983 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye göre Genel Sekreter, üniversite idari teşkilatının başıdır ve bu teşkilatın çalışmasından mali ve idari olarak üniversiteyi yönetmekle sorumlu olan İta Amiri olan Rektöre karşı sorumludur. 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile İta Amirliği kaldırılmış, Harcama Yetkilisi tanımı çerçevesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak belirlenmiştir. Bu gelişmelerle üniversitelerin idari teşkilatı, yöneticilerin yetkileri açısından yeniden dizayn edilmiştir. Buna göre; Dekanlıklar, Müdürlükler, Daire Başkanlıkları ve Genel Sekreterlik birimleri ayrı ayrı harcama birimlerine dönüşmüşlerdir. Yani Genel Sekreter, Daire Başkanları, Hukuk Müşaviri, Fakülte Dekanları ve Enstitü/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu Müdürleri kendi birimlerinin en üst yöneticisi sıfatıyla harcama yetkilisi olarak kanun karşısında sorumlu olmuşlardır. İlgili Kanunla Rektöre, tüm üniversitenin üst yöneticisi olarak sistemin işleyişi konusunda belirleme, gözetim ve denetim görev ve sorumluluğu verilirken Genel Sekreter ise tüm idari teşkilatın başı olmasına rağmen sadece Genel Sekreterlik biriminin bütçesinden sorumlu olmuştur. Yönetim Bilimi literatürüne göre gerek “örgütleme” gerekse “yürütme” fonksiyonlarının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi yetkinin varlığına bağlıdır. Yetkiyi anlamlı kılan unsurlardan biri de şüphesiz ki güçtür. Bu çerçevede, 2003 yılında başlayan süreçle birlikte üniversite idari teşkilatlarındaki yapıda, mali olarak tam yetkili olan Daire Başkanlıkları ve Dekanlara tabi olan birim sekreterleri karşısında, Genel Sekreterlik koordinasyon görevi gören törensel bir konuma dönüşmüş, üniversitelerin idari teşkilat yapısı ise yetki ve güç orantısızlığı çerçevesinde çatışmaların yaşandığı hantal ve karmaşık bir yapı halini almıştır. Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un getirdiği zorunlulukların üniversitelerde uygulanmasıyla meydana gelen teşkilat yapılarındaki değişiklikler nedeniyle personelin verimli kullanılmasının engellendiği değerlendirilmektedir. Çalışmada, bu karmaşıklığı ve hantallığı ortadan kaldıracak şekilde küçülme odaklı yaklaşımlara (kademe azaltma, güçlendirme, yalın yönetim anlayışı, vb.) uygun olarak daha küçük ve esnek bir yönetim örgütü modeli önerilmektedir

  • | | | |

    Diffusion and Adoption of Quality Management in Turkish Higher Education

    Global developments in higher education have made quality management a fundamental tool of legitimacy. In parallel with the whole world, quality management has started to be institutionalized at the national level and the diffusion of quality management among higher education institutions has accelerated in the Turkish higher education system with the establishment of the Turkish Higher Education Quality Council (THEQC) in 2015. In the study, the diffusion of quality management in Turkish higher education institutions is discussed in detail and it is presented that quality management in higher education has spread throughout Türkiye as a dominant management style and paradigm. The successful studies of THEQC for the normative adoption of quality management are discussed and Opinions-Suggestions on the General Situation of the Turkish Higher Education System are provided in the study, in which the Theoretical Framework of Quality Management in Turkish Higher Education is discussed in detail. The study presents a general framework for the quality journey of Turkish higher education, which has come a long way in reaching world standards.

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜ 2017-2023: KÜRESEL BİR ANALİZ VE TÜRKİYE

    Otomotiv endüstrisi, küresel ekonomide kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmada, 2017 yılından itibaren otomotiv sektörünün karşılaştığı temel değişiklikler ve zorluklar araştırılarak, bunların hem küresel piyasa hem de Türk otomotiv endüstrisi için etkileri analiz edilmektedir. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden doküman analiz yöntemi kullanılarak Forbes Global 2000 Dünyanın En Büyük Şirketleri listesindeki otomotiv firmalarının durumu değerlendirilmekte, 2017, 2018,…

  • | |

    Yönetim Bilimlerinde Akıllı Şehir Araştırmaları: Web of Science ve Scopus Veri Tabanlarına Dayalı Bir Bibliyometrik Analiz

    Çalışma; yönetim ve işletme bilimleri çerçevesinde akıllı şehir kavramının dinamik ve disiplinler arası yapısını, bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektedir. Araştırmanın temel probleminde, yalnızca tek bir veri tabanına (Web of Science veya Scopus) dayalı önceki çalışmaların kapsamlı bir görünüm sunamadığı, bu nedenle her iki veri tabanının entegre edilerek analiz yapılmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Kuramsal altyapı, akıllı şehirlerin teknoloji,…

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE’DEKİ DEĞİŞİMİ

    Değişen çevre koşulları ve bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler otomotiv sektöründe şiddetli bir rekabete yol açmıştır.
    Bu değişim otomotiv firmalarının ve lider otomotiv üreticisi ülkelerin faaliyetlerini gözden geçirmesine ve radikal kararlar
    almasına neden olmuştur. Türkiye otomotiv endüstrisi de bu değişimden etkilenmekte ve gelişmektedir. Bu çalışmada,
    son yıllarda yerli otomobil üretme çalışmalarına hız veren Türkiye’nin, otomotiv sektöründeki gelişimi ve değişimi ile
    dünya otomotiv pazarındaki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkileri ve Türk halkının otomotiv pazarındaki satın alma tercihleri incelenmeye çalışılmıştır.