| |

Uzaktan Çalışmada Yönetsel Konular Kitap İncelemesi

Ahmet Ferda ÇAKMAK & Ozan BÜYÜKYILMAZ editörlüğünde yayımlanan Uzaktan Çalışmada Yönetsel Konular (Ankara, Gazi Kitabevi, 2021, Sayfa Sayısı: 365, ISBN: 978-625-844-372-1) Kitap İncelemesi

https://turmr.com/index.php/turmr/article/view/15

Cite / Alıntıla

Sabır Taştan, N., & Taştan , K. (2022). Uzaktan Çalışmada Yönetsel Konular Kitap İncelemesi. Turkish Management Review1(1), 63–65. https://doi.org/10.5281/zenodo.7482203

Similar Posts

  • |

    OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE’DEKİ DEĞİŞİMİ

    Değişen çevre koşulları ve bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler otomotiv sektöründe şiddetli bir rekabete yol açmıştır.
    Bu değişim otomotiv firmalarının ve lider otomotiv üreticisi ülkelerin faaliyetlerini gözden geçirmesine ve radikal kararlar
    almasına neden olmuştur. Türkiye otomotiv endüstrisi de bu değişimden etkilenmekte ve gelişmektedir. Bu çalışmada,
    son yıllarda yerli otomobil üretme çalışmalarına hız veren Türkiye’nin, otomotiv sektöründeki gelişimi ve değişimi ile
    dünya otomotiv pazarındaki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkileri ve Türk halkının otomotiv pazarındaki satın alma tercihleri incelenmeye çalışılmıştır.

  • | |

    Kalite Yöneticilerinin Gözünden Yükseköğretimde Kalite Çalışmaları

    Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki ulusal kalite güvence ajansıdır. 2015 yılında kurulan YÖKAK, yükseköğretim kurumlarının dış değerlendirmesini yapmak, akreditasyon kurumlarının yetkilendirme ve tanıma süreçlerini koordine etmek ve Kalite Güvencesi kültürünün yükseköğretim kurumlarında içselleştirilmesini ve yayılmasını sağlamakla sorumludur. Çalışmada, yükseköğretim kurumlarında kalite yönetiminin uygulanmasından sorumlu yöneticilerin YÖKAK’ın ve görev yaptıkları kurumların kalite çalışmalarının nedenlerine yönelik algıları ve YÖKAK’ın çalışmalarını başarılı bulup bulmadıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın verileri, 2020 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren 155 üniversiteden 193 katılımcının katıldığı bir anket ile toplanmıştır. Analizler, bilgisayar destekli nitel veri analiz yazılımı MAXQDA Analytics Pro 2020 kullanılarak betimsel analiz yöntemi ile yapılmıştır. Sonuçlar, YÖKAK’ın ve üniversitelerin kalite çalışmalarının nedenlerinin genel olarak yükseköğretim sisteminde kaliteyi tesis etmek/artırmak ve Türk yükseköğretimini geliştirerek dünya standartlarına ulaştırmak olarak betimlenmiştir. Çalışmada, hem YÖKAK’ın kalite çalışmalarının ana nedenleriyle ilgili hem de üniversitelerin kalite çalışmalarıyla ulaşmayı amaçladığı temel hedeflerle ilgili kategorilendirilen cevapların genel olarak Kalite Yönetimi, Kurumsallaşma, İtibar ve Meşruiyet Elde Etmek başlıkları altında toplandığı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede gerek YÖKAK gerekse üniversiteler açısından ana amacın Kalite Yönetimi olarak görüldüğü, Kurumsallaşma, İtibar ve Meşruiyet Elde Etmenin sırasıyla diğer yan amaçlar olduğu bulguları etkili olmuştur. Çalışmada, YÖKAK’ın yürüttüğü kalite çalışmaları genel olarak etkili ve verimli bulunurken, kalite çalışmalarının yükseköğretim kurumlarını Avrupa standartlarında eğitim kurumlarına dönüştüreceği inancı da oldukça yüksek düzeydedir

  • |

    YETKİNLİĞE DAYALI İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ VE ÜNİVERSİTE GENEL SEKRETERLERİ

    Genel olarak bireyin belirli bir işte yüksek performans gösterebilmesi için sahip olması gereken bilgi,beceri ve kişisel özelliklerin bir bütünü olarak ifade edilen yetkinlik terimi son yıllarda örgütliteratüründe özellikle de insan kaynakları alanında oldukça önemli bir kavram haline gelmiştir.Çalışmada, bilginin kuramcısı olan üniversitelerde, son zamanlarda sayıları giderek artmaya başlayanAkademisyen Genel Sekreterlerden yola çıkarak Yönetim Hizmetleri Örgütünün (idari teşkilat) en üstyöneticisi durumundaki Genel Sekreter konumu için gerekli olan yetkinliklerin neler olabileceği veüniversitelerdeki mevcut durum incelenmiştir. Yetkinliğe Dayalı İnsan Kaynakları Yönetimine göre birüniversite Genel Sekreterinin üniversite yönetimi ve idari birimlerin iş süreçleri hakkında bilgi sahibiolması, idari birimlerin iş süreçlerinin daha iyi ve daha kolay nasıl yapılabileceğini önerebilecekdüzeyde teknik bilgi ve beceri sahibi olması (hangi durumda hangi ihale tekniğini kullanılabileceği,öğrenci kulüplerinin işleyişi, birimlerin örgütlenmesi, İK politikaları, mali politikalar, performansdeğerlendirme, örgütsel davranış, planlama, vb.) ve tecrübe sahibi olması (3 yıl öğrenci işlerinde, 2 yılpersonel işlerinde, vb.) gerektiği değerlendirilmektedir. Ayrıca, idari iş süreçlerinin yerinegetirilmesinde ilgili yöneticileri ve personeli anlayan, destekleyen ve motive eden bir tavır/tutumiçerisinde olması ve başarının anahtarının Genel Sekreterin liderliğinde gelebileceğini bilerektakipçilerini etkilemesi (Yönetsel Yetkinlik göstermesi) beklenmektedir. Çalışma kapsamında Kasım2021 – Şubat 2022 döneminde (4 aylık bir araştırma evresi) dokuman analizi yöntemi ile yükseköğretimkurumlarının web siteleri incelenmiş ve üniversitelerde görev yapan Genel Sekreterlerin %34,7’sinin(69 üniversite) Akademisyen olduğu tespit edilmiştir. Bu durum devlet üniversiteleri ve vakıfüniversiteleri açısından ayrı ayrı incelendiğinde ise devlet üniversitelerinde bu oran %40’a yükselirkenvakıf üniversitelerinde ise %25’e düşmektedir. Tam zamanlı mesai gerektiren bir görev olan veüniversitelerdeki bütün idari teşkilatı yönetmesi gereken Genel Sekreterlik görevinin aynı zamanda dersyükümlülüklerini yerine getiren, idari süreçlerle ilgili tecrübesi, bilgisi ve yetkinliği olmayan ancakyürüttüğü akademisyenlik mesleği açısından üst düzey yetkinlik elde etmiş akademisyenler tarafındanyürütülmesi, üniversitelerde idari teşkilatların performansını negatif etkileyerek olumsuz sonuçlardoğurabilecektir. Ayrıca, akademik göreve ek olarak tedviren görevlendirmelerle (2547 sayılı Kanun’un13 b/4 maddesi gereğince) Genel Sekreterlik görevinin yürütülmesi Sayıştay raporlarında belirtildiğiüzere yasalara uygun değildir.

  • | | |

    NÖROPLASTİSİTE’NİN ETKİLERİ ÜZERİNE BİR EĞİTİM PROGRAMI ve YENİ BİR TEKNİK ÖNERİSİ: SÜPÜRME TEKNİĞİ

    Nöroplastisite, insan beynindeki nöronların ve bunlar arasındaki bağlantı noktaları olan sinapsların uyaranlara bağlı olarak oluşturdukları işlevsel ve yapısal değişiklikler olarak tanımlanmaktadır.
    Çalışmada, nöroplastisite ile ilgili insanların farkındalıklarını artırmak ve nöroplastik gelişimlere
    bağlı olarak yaşam doyumlarının artmasını sağlamak için ve bu artışların örgüt psikolojisine ve
    hayatın diğer alanlarına etkilerinin tespit edilmesi için Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Eğitim
    Programı (NFGEP) oluşturulmuş ve uygulanmıştır.
    Eğitim programı sayesinde bireyler öncelikle vücut yapılarının ve beyinlerinin nasıl çalıştığını
    öğrenmekte, örgüt psikolojisi, nöroplastisite, öğrenme ve hafıza teknikleri, bilinç/bilinçaltı ve bilinçaltı çalışmaları hakkında aldıkları bilgiler sonrasında eğitim programını uygulayabilecek seviyeye
    ulaşmaktadırlar. Eğitim programında, bireyler öncelikle bu teknik bilgilerle donatıldıktan sonra,
    Süpürme Tekniği, Hayatın Programlanması, Beynin Programlanması aşamalarını gerçekleştirerek
    eğitim programının amacına yani bilinçaltındaki olumsuz kayıtların etkisini nötrleme, kendisiyle
    barışma, programlanmış ve sağlıklı bir hayat yaşama şeklini benimsemiş bireyler olma amacına
    ulaşmaktadır.
    Süpürme Tekniği, yazar tarafından, insanların içinden çıkılamaz ya da tedavisi çok güç hale gelen
    psikolojik rahatsızlıklarla boğuşur hale gelmeden, fizyolojik olarak bedenlerinin, beyinlerinin farkına
    varmaları ve onlardan ne istendiğini bilerek ve bu isteklere cevap vererek hayatlarını sürdürmeyi
    öğrenmelerini sağlamak için bilinçaltını temizlemeyi sağlayan birçok yöntemden yararlanılarak
    oluşturulmuştur.
    Çalışmada, nöroplastisite farkındalık ve gelişimi doğrultusunda yaklaşık %125 oranında artış
    sağlandığı ve bu gelişimin son testten iki ay sonra yapılan izleme testinde de devam ettiği tespit
    edilmiştir. Ayrıca Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Ölçeğinden (NFGÖ) alınan puan arttıkça,
    yaşam doyumlarının da artmakta olduğu ve yaşam doyumlarındaki artışın %100 den fazla olduğu
    tespit edilmiştir. Uygulanan bu eğitim programı ile bireylerin daha verimli, daha mutlu, daha huzurlu
    ve daha sağlıklı hayatlara ulaştıkları gözlemlenmiştir

  • |

    Neuromanagement Research: Bibliometric Mappingby Integrating Scopus and Web of Science Data

    Bu çalışma, sinirbilim ve örgüt biliminin kesiştiği noktada ortaya çıkan disiplinlerarası bir alan olan nöro-yönetimin kapsamlı bir bibliyometrik analizini sunmaktadır. Tek bir veri tabanına dayanan önceki çalışmaların aksine, buaraştırma R tabanlı Bibliometrix paketini kullanarak hem Web of Science hem de Scopus’tan 282 yayını birleştirmektedir. Bulgular, 2015 yılından sonra özellikle karar verme, liderlik, duygu, ERP, beyin…