| |

Yönetim ve Organizasyon Araştırmaları İçin SmartPLS Uygulamalı PLS-SEM (Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli)

Yönetim ve Organizasyon araştırmalarının en önemli analiz yöntemlerinden birisi olan Yapısal Eşitlik Modeline yeni bir bakış açısı getiren Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) ölçüm ve yapısal teorisi hakkında temel bilgi sağlayan bu kitap, derinlemesine hiçbir istatistik bilgisine gerek duyulmadan PLS-SEM yönteminin nasıl uygulanacağını, PLS-SEM kullanarak yol modellerinin nasıl belirleneceğini ve tahmin edileceğini ve PLS-SEM analiz sonuçlarının nasıl değerlendirileceğini ele alan kavramsal bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu kavramsal çerçeve ise PLS-SEM analizlerinde en çok tercih edilen yazılım olan SmartPLS 3 kullanılarak Yönetim ve Organizasyon alanında örnek bir uygulamanın analizi ile desteklenmektedir.

Cite / Alıntıla

TAŞTAN, K., & SABIR TAŞTAN, N. (2021). Yönetim ve Organizasyon Araştırmaları İçin SmartPLS Uygulamalı PLS-SEM (Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli). Gazi Kitabevi.

Birinci Bölüm : Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM)
İkinci Bölüm : SmartPLS Yazılımı
Üçüncü Bölüm : Analiz Hazırlık İşlemleri Ve Yazılımı Tanıma
Dördüncü Bölüm : Analiz İşlemlerinin Teorik Altyapısı
Beşinci Bölüm : SmartPLS İle PLS-SEM Analizi (Örnek Uygulamalı)
Altıncı Bölüm : Mediatör Analizi, Moderatör Analizi Ve Çoklu Grup Analizi (Multi-Group Analysis)

Similar Posts

  • | |

    KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİMİ

    Bu kitap bölümünde Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (KSY), işletmelerin ekonomik performanslarını sosyal sorumluluk ve çevresel yönetimle dengelemelerini sağlayan stratejik bir yaklaşım olarak ele alınmaktadır. KSY, 1970’lerden itibaren çevresel ve sosyal sorunların gündeme gelmesiyle gelişmiş, günümüzde ise rekabet avantajı ve uzun vadeli kurumsal başarı için kritik bir unsur haline gelmiştir. Kavramın teorik temelleri, Üçlü Bilanço (Triple Bottom…

  • | |

    Whistleblowing (Kavramsal İnceleme)

    Kitap bölümü, “ispiyonculuk”, “gammazlık”, “jurnalleme”, “ajanlık”, “muhbirlik” gibi birçok olumsuz anlamlı kelime ile ilişkilendirilmeye ve çağrıştırılmaya çalışılan Whistleblowing davranışının dünyadan ve Türkiye’den örneklerle son yasal düzenlemeler çerçevesinde kapsamlı bir analizini sunmaktadır. İnceleme; Whistleblowing Kavramı, Whistleblowingin Boyutsal Sınıflandırması, Whistleblowingi Etkileyen Faktörler, Whistleblowing Sürecinin Aşamaları, Dünyadan ve Türkiye’den Whistleblowing Vakaları, Whistleblowing ve Etik, Whistleblowing İle İlgili Yasal Düzenlemeler bölümlerini içermektedir. Sonuç kısmında ise, Türk Yönetim literatüründe Whistleblowing kavramının Türkçe karşılığı olarak “Etik Bildirim” teriminin kullanılması önerilmektedir.

  • | |

    UZAKTAN ÇALIŞMA VE KRİZ YÖNETİMİ

    Örgütler beklenmedik bir şekilde ortaya çıkabilen çeşitli sebeplerle kriz ve tehditlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu kriz ve tehditler karşısında, örgütlerin işini ve itibarını koruyabilecek en önemli faktör başarılı bir kriz yönetimidir. Uygun şekilde yönetilmediğinde olumsuz sonuçlar doğurabilen ve operasyonlar için önemli tehditler oluşturan krizler karşısında örgütlerin, özellikle uzaktan çalışma modelinde, kriz yönetimini nasıl gerçekleştirecekleri oldukça önemli hale gelmiştir. Uzaktan çalışma, özellikle Covid-19 pandemisinin yol açtığı kriz ortamında önemli bir gelişim göstermiştir. Bu süreçte, dünya genelinde neredeyse bütün örgütler beklenmedik bir şekilde uzaktan çalışma deneyimini yaşamak zorunda kalmışlardır. Uzaktan çalışma ile ilgili daha önceden deneyime sahip olan örgütler, politikalarını uygulamakta hızlı davranırken, fiziksel ofislere sıkı sıkıya bağlı olan diğer örgütler ise kısa bir sürede uzaktan çalışmaya geçiş yapmak zorunda kalmışlardır. Bu salgın döneminde, uzaktan çalışma, kriz yönetimi ve uzaktan çalışmada kriz yönetiminin önemi belirgin bir şekilde anlaşılmıştır.

  • | | |

    Güncel Boyutlarıyla Liderlik

    Günümüzde ortaya atılan yeni liderlik teorileri pozitif örgütsel değişim ve sürdürülebilir performans için temel liderlik yetkinliklerine ve davranışsal gelişmelere oldukça önem vermektedir. Bir liderin etkili olma kapasitesinin nasıl geliştirileceği süreci akademisyenler arasında sürekliliği olan bir tartışma konusudur. Araştırmalar, dinamik, karmaşık ve zorlu ortamlarda liderlerin becerilerini giderek artan bir şekilde sürekli geliştirmeleri gerektiğini öne sürmektedir. Liderlik becerilerinin neler olduğu konusunda yaygın bir fikir birliği vardır ve bu konuda birçok kaynakta benzer özellikler sıralanmaktadır.

    Literatürde liderlik becerileri genel olarak “Hard Leadership Skills” ve “Soft Leadership Skills” olarak iki ayrı kategoride değerlendirilmektedir. Hard Leadership Skills’in Türkçe kavramsal karşılığı Teknik Liderlik Becerileri’dir. Bu beceriler genellikle üniversitelerin “işletme” bölümü eğitimlerinde kazanılan ölçülebilir becerilerdir. Ortalama bir işletme mezununun, mezuniyeti ile birlikte bu becerileri kazandığı varsayılmaktadır. Soft Leadership Skills’in Türkçe kavramsal karşılığı ise Sosyal ya da Davranışsal Liderlik Becerileri’dir. Özellikle son yıllarda oldukça ön planda olan bu beceriler gün geçtikçe insan odaklı bir anlayış benimsenmeye başlayan profesyonel hayatta liderlerin olmazsa olmaz becerileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık eski zamanlarda olduğu gibi sert, otoriter, anlayışsız ve disipline gereğinden fazla önem veren liderlerin günümüz profesyonel çalışma hayatında başarılı olmaları mümkün değildir.

    Kitapta, liderliği okuyucuya tüm yönleriyle sunabilmek için öncelikle liderlik teorileri, örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık konularında kavramsal bilgi verilmekte, daha sonra küresel bir anlayışla liderliğin önemi vurgulanmakta ve sonraki her bölümde bir davranışsal liderlik becerisi ile ilgili kavramsal ve uygulamaya dönük bilgi sağlanmaktadır.

  • | |

    Artificial Intelligence in Higher Education: A Bibliometric and Science-Mapping Analysis from an Institutional and Management Perspective

    Bu çalışma, yükseköğretimde yapay zekâ araştırmalarını kurumsal ve yönetim perspektifinden inceleyen kapsamlı bir bibliyometrik ve bilim haritalama analizidir. Web of Science ve Scopus veritabanlarından elde edilen 52.270 makale ve derleme, 1959–2025 yılları arasındaki gelişmeleri ortaya koymaktadır. Bulgular, 1991–2017 arasında durağan bir dönem, 2018–2023 arasında düzenli büyüme ve 2024 sonrası üretken yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla patlama yaşandığını göstermektedir. Çin yayın hacminde önde gelirken, ABD atıf etkisinde liderdir; Fransa gibi ülkeler az sayıda fakat yüksek etki değerine sahip çalışmalarla entelektüel merkezler oluşturmuştur. Tematik analizler, öğretim teknolojilerinden veri odaklı çalışmalara doğru bir kayma olduğunu ortaya koymaktadır. Neo‑kurumsalcı teori çerçevesinde, yapay zekâ benimsemesi teknik uyumun ötesinde meşruiyet arayışı ve örgütsel dönüşüm süreci olarak değerlendirilmiştir. Çalışma, yapay zekânın yükseköğretimde stratejik yönetim ve yönetişim boyutlarını vurgulamaktadır.