|

Yükseköğretimde Sosyal, Beşerî ve İdari Bilimler Temel Alanı İçin Çok Kriterli Karar Analizi Temelli Bir Performans Ölçümü Model Önerisi

Yükseköğretimde yoğunlaşan ‘kalite güvence sistemi uygulamaları’ ve ‘bilim ve teknoloji politikaları’ içerisinde üniversitelerin bilgi ve teknoloji üretme konusunda artan önemleri, nitelikli akademisyen ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu ihtiyaç, nitelikli akademik üretimi sağlayıcı bir kapsayıcı performans değerlendirme sistemi oluşturma gerekliliğini kaçınılmaz kılmaktadır. Bu gereklilik çerçevesinde yürütülen bu çalışma, sosyal, beşerî ve idari bilimler temel alanında kullanılan kriterlerin analizleri sonucunda kapsayıcı bir model önerisi ile yükseköğretimde performans değerlendirmesi açısından yeni bir bakış sunmaktadır. Bu kapsamda oluşturulan modelle, YÖK’ün Akademik Teşvik Kapsamındaki ‘Faaliyet ve Puan Tablosu’ kriterleri, ‘Sosyal, Beşerî ve İdari Bilimler Temel Alanı’nda ÜAK’ın Doçentlik kriterleri, sekiz araştırma üniversitesinin doçentlik kriterleri, yükseköğretimin dört etkinliğinin kriterleri ile bunların alt başlıkları çerçevesinde, alanda kullanılmakta olan hiçbir geçerli kriter model dışında kalmayacak şekilde, akademik performans değerlendirmeye yönelik bir çerçeve oluşturulmuş ve mevcut sistemlerin kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmıştır. Akademisyenlerin performanslarını değerlendirmede kullanılacak performans değerlendirme problemi, yapı bakımından çok kriterli karar verme problemi olarak görüldüğünden, modelleme bu doğrultuda yapılarak analiz tekniği olarak Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) kullanılmıştır. Model kapsamında beş ana kriter (boyut), 26 alt kriter ve 409 en alt kriter çerçevesinde, üç aşamada toplam 83.979 adet ikili karşılaştırma vasıtası ile Türkiye yükseköğretimindeki önemli kurumlar tarafından kullanılan ortaya konulmuş kriterler tek bir potada eritilerek kapsayıcı bir kriter seti ortaya konulmuştur.

Cite / Alıntıla

Sabır Taştan, N. , Çetin, A. & Atıcı, K. B. (2022). Yükseköğretimde Sosyal, Beşerî ve İdari Bilimler Temel Alanı İçin Çok Kriterli Karar Analizi Temelli Bir Performans Ölçümü Model Önerisi . Yükseköğretim ve Bilim Dergisi , 12 (1) , 187-200 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/higheredusci/issue/69731/1013848

Similar Posts

  • |

    Neuromanagement Research: Bibliometric Mappingby Integrating Scopus and Web of Science Data

    Bu çalışma, sinirbilim ve örgüt biliminin kesiştiği noktada ortaya çıkan disiplinlerarası bir alan olan nöro-yönetimin kapsamlı bir bibliyometrik analizini sunmaktadır. Tek bir veri tabanına dayanan önceki çalışmaların aksine, buaraştırma R tabanlı Bibliometrix paketini kullanarak hem Web of Science hem de Scopus’tan 282 yayını birleştirmektedir. Bulgular, 2015 yılından sonra özellikle karar verme, liderlik, duygu, ERP, beyin…

  • |

    AVRUPA STANDARTLARINA UYUM YOLUNDA YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU’NUN TÜRK YÜKSEKÖĞRETİMİNE KAZANDIRDIKLARI

    Yükseköğretim alanında Türkiye’nin ulusal kalite güvence ajansı olarak 2015 yılında YÖK
    bünyesinde kurulan Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), 2017 yılında bağımsız tüzel
    kişiliği ve bütçesi olan bir kurum olarak yapılanarak Türk Yükseköğretim sisteminde üçüncü
    üst kuruluş olmuştur. Kuruluşundan bugüne YÖKAK; yükseköğretim kurumları tarafından
    Kurum İç Değerlendirme Raporlarının her yıl düzenli olarak yazılmasını ve kamuoyu ile
    paylaşılmasını kurallı hale getirmiş, Kurumsal Dış Değerlendirme Programları ile mezun
    vermiş bütün yükseköğretim kurumlarının kurumsal dış değerlendirmelerini gerçekleştirmiş,
    Mentörlük Programı ile kurumsal dış değerlendirme geçiren yükseköğretim kurumlarına destek
    sağlamış, ilk kurumsal dış değerlendirme sürecini geçiren üniversiteler için İzleme
    Programlarını yürütmüş ve kurumsal dış değerlendirmenin aşamalı olarak sona ermesi ile kalite
    güvence sisteminin sistematik olarak kurulduğunu belgeleyebilmek için Kurumsal
    Akreditasyon Programını başlatmıştır. Yükseköğretim kurumlarının geneli için yürütülen bu
    faaliyetlere ek olarak YÖKAK, İngilizce Hazırlık Okulları için harici bir dış değerlendirme
    süreci gerçekleştirmiş, İhtisaslaşma ve Misyon Farklılaşması Projesi kapsamındaki
    üniversiteler için ek performans göstergeleri geliştirmiş ve yükseköğretim alanındaki bağımsız
    akreditasyon kuruluşlarının yetkilendirilmesini ve tanınmasını sağlayan mekanizmalar tesis
    etmiştir. YÖKAK’ın süreç içerisindeki en önemli başarılarından birisi ise gönüllü
    değerlendiricilerin sisteme dahil edilmesi ve öğrenci değerlendiricilerin değerlendirme
    sistemindeki gün geçtikçe artan rolleri olmuştur. YÖKAK, Avrupa Yükseköğrenim Alanında
    Kalite Güvencesi Standartları ve Yönergeleri’nde belirtilen “Dış Kalite Güvencesi İçin
    Standartlar ve Yönergeler” ve “Kalite Güvencesi Ajansları İçin Standartlar ve Yönergeler”
    bölümlerinde belirtilen 14 standarttan 9’una tam uyum, 5’ine ise kısmi uyum sağlayarak çok
    kısa sürede üstün bir gelişim göstermiştir. Bundan sonraki süreçte, paydaş katılımının tam
    olarak sağlanması, tam zamanlı personel politikaları, operasyonel bağımsızlık ve iç kalite güvencesi konularındaki iyileştirme odaklı yaklaşımlarla Türk yükseköğretiminin Avrupa standartlarına tam uyumu YÖKAK vasıtasıyla gerçekleşebilecektir

  • | |

    Strategic Responses to Quality Management in Turkish Higher Education

    Çalışmada, kuruluşların kendilerine uygulanan uygunluğa/uymaya (conformity) yönelik kurumsal baskılar sonucunda ortaya koydukları farklı stratejik tepkileri belirlemek ve alternatif stratejilerin oluşumunu tahmin etmek için
    geliştirilmiş olan Yeni Kurumsalcı bir ön kavramsal çerçeve takip edilmiştir. Bu kapsamda, Yeni Kurumsalcı bakış
    açısıyla Türk yükseköğretiminde kalite yönetiminin benimsenmesi için yapılan normatif baskılar karşısında hangi
    stratejik tepkilerin verildiği (uyma, karşı koyma, manipülasyon) belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada SmartPLS
    yazılımı ile Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) algoritmaları uygulanmıştır. Bulgular, Türk
    yükseköğretiminde kalite yönetiminin benimsenmesi için kurumsal baskılardan gelen normatif baskıya karşı
    “uyma” stratejik tepkisinin ve mimetik baskıya karşı “manipülasyon” stratejik tepkisinin verildiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçlardan Türk yükseköğretiminde kalite yönetiminin benimsenmesine yönelik normatif baskılar karşısında yükseköğretim kurumlarının uyma stratejik tepkisi vermeleri, normatif baskının
    yükseköğretimde kaliteyi tesis etmek için önemli bir araç olduğunu kanıtlayan bir gösterge olarak karşımıza
    çıkmaktadır. Bu durum, kalite yönetiminin ulusal bazda sistemsel olarak kurulması çalışmalarında başarının yakalandığına işaret etmektedir. Avrupa Yükseköğrenim Alanında Kalite Güvencesi Standartları ve Yönergeleri
    (ASY)’ne uygunluk, Türk yükseköğretimine başarı getirirken, Türkiye’nin yükseköğretim alanında Avrupa ile entegrasyonunu tamamlamasını sağlamaktadır.

  • Program Akreditasyonuna Kim Karar Vermeli?

    Sayıştay’ın YÖKAK 2025 Yılı Denetim Raporundaki bulgu, Türkiye’de program akreditasyonunun yalnızca teknik bir kalite güvence süreci olmadığını; aynı zamanda yetki, kabul ve yönetişim meselesi olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Program akreditasyonu, yükseköğretimde yalnızca akademik kaliteyi ölçen teknik bir araç olmaktan çıkmış; kurumsal itibar, öğrenci tercihleri ve kalite güvencesi politikalarını doğrudan etkileyen stratejik bir yönetişim mekanizmasına dönüşmüştür….

  • | |

    Bibliyometrik Analiz Yöntemi ile Örgüt Kuramına İlişkin Genel Bir Değerlendirme

    Çalışmada, örgütlerin fonksiyonlarını ve faaliyet gösterdikleri çevreyi nasıl etkilediklerini ve bu çevreden nasıl etkilendiklerini inceleyen bir araştırma alanı olan örgüt kuramının gelişiminin sistematik olarak incelenmesi ve bibliyometrik analiz yöntemiyle değerlendirilmesi amaçlamıştır. Durum çalışması modelinin kullanıldığı çalışmada, Scopus veri tabanından elde edilen örgüt kuramı alanındaki yayınların bibliyometrik analizi gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, örgüt kuramı alanındaki bilimsel yayınların sayısı, dili, türü, yayınlandığı kaynak eseri, yazarların kurumları, ülkeler, yayınların aldığı atıflar ve anahtar kelimeler bibliyometrik analiz çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın bulgularından, dünya genelinde örgüt kuramı üzerine 1941-2022 yılları arasında Scopus veri tabanında taranan toplam 2716 yayın yapıldığı, bu yayınların dilinin genel olarak İngilizce olduğu ve yayın yapılan belge türünün genel olarak (%73) makale olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Scopus veri tabanında taranan örgüt kuramı alanındaki Türkiye kaynaklı yayınlar ise oldukça sınırlı düzeydedir. Örgüt kuramı alanındaki bilimsel yayınların anahtar kelimelerinin sosyal ağ analizinde ise alandaki bilimsel yayınların 12 küme altında gruplandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışmanın bibliyometrik analiz bulgularının (yayın ve atıf sayısı) örgüt kuramının tarihsel gelişimi ile paralellik gösterdiği değerlendirilmektedir.

  • | | |

    NÖROPLASTİSİTE’NİN ETKİLERİ ÜZERİNE BİR EĞİTİM PROGRAMI ve YENİ BİR TEKNİK ÖNERİSİ: SÜPÜRME TEKNİĞİ

    Nöroplastisite, insan beynindeki nöronların ve bunlar arasındaki bağlantı noktaları olan sinapsların uyaranlara bağlı olarak oluşturdukları işlevsel ve yapısal değişiklikler olarak tanımlanmaktadır.
    Çalışmada, nöroplastisite ile ilgili insanların farkındalıklarını artırmak ve nöroplastik gelişimlere
    bağlı olarak yaşam doyumlarının artmasını sağlamak için ve bu artışların örgüt psikolojisine ve
    hayatın diğer alanlarına etkilerinin tespit edilmesi için Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Eğitim
    Programı (NFGEP) oluşturulmuş ve uygulanmıştır.
    Eğitim programı sayesinde bireyler öncelikle vücut yapılarının ve beyinlerinin nasıl çalıştığını
    öğrenmekte, örgüt psikolojisi, nöroplastisite, öğrenme ve hafıza teknikleri, bilinç/bilinçaltı ve bilinçaltı çalışmaları hakkında aldıkları bilgiler sonrasında eğitim programını uygulayabilecek seviyeye
    ulaşmaktadırlar. Eğitim programında, bireyler öncelikle bu teknik bilgilerle donatıldıktan sonra,
    Süpürme Tekniği, Hayatın Programlanması, Beynin Programlanması aşamalarını gerçekleştirerek
    eğitim programının amacına yani bilinçaltındaki olumsuz kayıtların etkisini nötrleme, kendisiyle
    barışma, programlanmış ve sağlıklı bir hayat yaşama şeklini benimsemiş bireyler olma amacına
    ulaşmaktadır.
    Süpürme Tekniği, yazar tarafından, insanların içinden çıkılamaz ya da tedavisi çok güç hale gelen
    psikolojik rahatsızlıklarla boğuşur hale gelmeden, fizyolojik olarak bedenlerinin, beyinlerinin farkına
    varmaları ve onlardan ne istendiğini bilerek ve bu isteklere cevap vererek hayatlarını sürdürmeyi
    öğrenmelerini sağlamak için bilinçaltını temizlemeyi sağlayan birçok yöntemden yararlanılarak
    oluşturulmuştur.
    Çalışmada, nöroplastisite farkındalık ve gelişimi doğrultusunda yaklaşık %125 oranında artış
    sağlandığı ve bu gelişimin son testten iki ay sonra yapılan izleme testinde de devam ettiği tespit
    edilmiştir. Ayrıca Nöroplastisite Farkındalık ve Gelişim Ölçeğinden (NFGÖ) alınan puan arttıkça,
    yaşam doyumlarının da artmakta olduğu ve yaşam doyumlarındaki artışın %100 den fazla olduğu
    tespit edilmiştir. Uygulanan bu eğitim programı ile bireylerin daha verimli, daha mutlu, daha huzurlu
    ve daha sağlıklı hayatlara ulaştıkları gözlemlenmiştir